Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir9°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11876 İçerik Bulunuyor.

Delidere: “Göç edenlerle dalga geçiliyor”

10 Şubat 2016 - 1.761 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Delidere: “Göç edenlerle dalga geçiliyor”

Sosyal Hizmetler Uzmanları Derneği Başkanı Serkan Delidere, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde göç eden ailelere yönelik 59 Sosyal hizmet uzmanı ve psikologların görev yaptığı ihtiyaç analizi ve psikososyal destek uygulamasını değerlendirdi. Devletin uyguladığı yanlış politikalar sonrası yine devletin bir bakanlığının insanlarla böyle bir çalışma yapmasının manidar olduğunu ifade ederek, “tabiri caizse, göç eden insanlarla dalga geçmektir” dedi. Sur’dan göç eden ve travmaya maruz kalan insanlara müdahale edilebilmesi için ortamın sona ermesi gerektiğini belirterek, “Çünkü süre gelen çatışmalı süreçte travmaya müdahale çok gerçekçi bir yaklaşım değil” diye konuştu.

ASP Bakanlığı’nın Sur’dan göç eden ailelerin tespit edilmesi ve sorunlarının belirlemesi amacıyla başlattığı uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

“İNSANLARLA DALGA GEÇİLİYOR”

Devletin bölgede uyguladığı yanlış ve olumsuz politikalar ve uygulamalar sonrası, devletin herhangi bir biriminin bir bakanlığının insanlarla ilgili böyle bir çalışma yapması bir kere manidar. Tabiri caizse, insanlarla dalga geçmektir. Çünkü siz bir yandan insanların evini başına yıkarken, öbür taraftan böyle bir çalışma yaptığınızı söylediğinizde samimi olmuyorsunuz. Yaptıkları uygulama bana daha önce devletin geçmişte yaptığı tecrübelerini hatırlatıyor. Van depremi sonrası aynı durum vardı. Aylarca Batı’daki illerden sosyal hizmet uzmanlarını ve psikologlarını devlet bölgeyi gönderdi ama sonucunu da Van’da ne oldu. Hiçbir şey! Aslında bu Devletin ulusal ve uluslar arası arenaya bir mesajıdır. ‘Ben insanlara bu anlamda insanlara destek sunuyorum’ demesidir. Yani bir nevi ‘reklâm’ıdır.

Peki, bu çalışmayı samimi buluyor musunuz?

“SAMİMİ BULMUYORUM”

Kaldı ki, böyle bir çalışmanın devlet tarafından yapılması bana şeyi hatırlatıyor. Örneğin, ABD’nin Irak’a müdahalesi esnasında orduda 24 tane sosyal hizmet uzmanı görevlendirilmişti. Oradaki Sosyal Hizmet uzmanlarının görevi operasyona giden askerleri hazırlama, operasyon sonrası askerin moral motivasyonunu yükseltmek, halkın tepkisini azaltmaktı. Diyarbakır’da da bu görüntüler çok olmuyor ama Silopi’de çocukları yanına alıp Özel harekâtçı polislerle poz veren sosyal hizmet uzmanı ve psikologlar var. Bu çok manidar bir tablo. Dolayısıyla bu ne kadar samimi, ne kadar gerçekçi tartışılır.

TOPLUMU TRAVMATİK GÖREN BİR YAKLAŞIM VAR

Travma ve siyaset ilişkisi üzerinde baktığınızda; Devlet tarafından bütün toplumu travmatize gören bir yaklaşım var. Bu şuna tekabül ediyor; Bu insanların iradesiz olduğunu ortaya koyuyor. Devletin bu yönde yaklaşımı var. Ama bu gerçek değil. Uzmanların tespiti şu yönde: Travmatik olan kim? Batı’da oturup bunca yaşanan vahşete ve ölümlere karşı sesini çıkarmayanlar mı travmatik, yoksa 80’dan bu yana 17 bin faili meçhul yaşayan buna karşı bir refleks geliştiren, dava açan yürüyüşler yapan, bunu kamuoyunda tartışmaya açan Kürt halkı mı travmatik? Kürt halkı travmatik değil. Kürt halkı anlam verip sonrasında bir refleks geliştiriyor. Dolayısıyla o devletin kaba anlayışı, herkes hastadır, herkes travmatik yaklaşımı çok sakat bir yaklaşımdır”

Peki, sizce, bu travmalar giderilir mi? Nasıl giderilir?

ÖNCE ÇATIŞMALI SÜREÇ SONLANMALI, SONRA MÜDAHALE!

Sur’dan göç eden travma yaşayan insanlara müdahale edilebilmesi için bir kere bunun şu ortamın sona ermesi gerekiyor. Çünkü süre gelen çatışmalı süreçte travmaya müdahale çok gerçekçi bir yaklaşım değil. 91’de İsrail’de kurulan Sosyal Hizmet uzmanları Derneği’nin yaklaşımı o. Kavramı değiştiriyor. Diyor ki, savaş devam ederken, siz insanlara bu anlamda bir şey sunamazsınız. Dolayısıyla sosyal hizmet dediğiniz şey savaş devam ediyorken, barış yanlışı aktivitelerdir. Öncelikle mevcut ortamın yani çatışmalı sürecin durulması lazım. Yoksa zaten bugün Sur’da göç eden insanlara tek tek baktığınızda travma sonrası stres bozuklukları ve vs. olabilir. Bu çok tuhaf bir durum değil. Ama diyelim ki, siz gidip Sur’dan göç edenlere müdahale ediyorsunuz. Ama bu insan halen savaşın içinde. Ne kadar gerçekçi. Kürdistan’ın tamamında öyle bir konsept var. Açık bir cezaevi koşulunda travmaya müdahale imkânı ne kadar gerçekçi. Kaldı ki, zaten 35–40 yıldır bu coğrafyada travmalar var. Bu doğru, Yanında bir direniş de var. İyileştirici bir unsur açısından. Ama hani 35 yıldır süren bu travmayı nasıl iyileştirirsiniz? Önce masaya dönülüp bu çatışmaların sonlandırılması ve ondan sonra bir müdahalenin gerekliliği gerekiyor”

Valiliğin göç eden ailelere yönelik kira ve diğer yardımlarla ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor? Bu yorumlardan bahsedebilir misiniz?

BELGE İMZALATILIYOR?

Evet. Bu yorumları biz de duyuyoruz. Özellikle ailelerle yaptığımız görüşmelerde; Valiliğin bu yardımı kendilerine, “ben ‘terör örgütü’ tarafından mağdur edildim. O yüzden gerekenin devlet tarafından tanzim edilmesini istiyorum” diye belgeye imza attırılıyor. Bu aslında devletin sosyal politikasının ikiyüzlülüğünü gösteriyor. Buna imza atan insanların, dava açma şansının da önüne geçiliyor. Hiç gerçekçi değil. Aksine insanları oyalayan kandıran bir uygulamadır”

(Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı) (bu haber sadece haberdiyarbakir.gen.tr)

Sosyal hizmet uzmanı derneği

304 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort