Dolar : Alış : 3.5578 / Satış : 3.5642
Euro : Alış : 4.1471 / Satış : 4.1546
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12962 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Duygu istismarı son bulsun!

20 Şubat 2017 - 1.146 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Duygu istismarı son bulsun!

Diyarbakır’da giderek artan dilencilerin, özellikle kucağında çocuklarla dilenmesi vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılanıyor. Esnaf Mehmet Payzın, dilencilerin trafiği aksatıp kazaya mahal verdiğini söylerken, Orhan Akaman ise dilencilerin sayısının arttığına dikkat çekerken, bu duruma bir çözüm bulunması gerektiğinin altını çiziyor. Psikolog Şiyar Güldiken de, duygu istismarının en çok Ortadoğu toplumlarında yaşandığına dikkat çekerken, bu durumun sebebinin de Ortadoğu toplumunun dini yapısından kaynaklandığını belirtiyor
yalova escort
Diyarbakır’ın hemen hemen her köşebaşını mesken tutan dilencilerin, kucağında bebekle vatandaşların duygularını istismar ederek dilenmeleri tepki çekiyor. Soğuk havaya rağmen çocuklarını kucağına alarak dilenen Suriyeli aileler, çocuklarının sağlıklarını hiçe sayıyor. Özellikle cadde başlarında ve araçların durduğu ışıklarda çocuklarına cam sildiren bu aileler, çocukların hayatını da tehlikeye atıyor. Zabıta ekiplerinin birçok kez söz konusu duygu istismar edici kişilere müdahale etmesine rağmen bu durumun bir türlü önüne geçilemiyor. Bu durumun kentin en büyük sorunlarından biri haline geldiğini belirten vatandaşlar, Işıklarda bekleyen dilenci ve cam silici çocuklar yüzünden sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Vatandaşlar, durumun düzeltilmesi için yetkililerin bu durumu takip etmesini istedi.

“DİNİ DUYGULAR SÖMÜRÜLÜYOR”

Konuya ilişkin görüştüğümüz Psikolog Şiyar Güldiken, duygu istismarının Ortadoğu toplumlarının dini hassasiyetleri nedeniyle bu tür istismarlara çokça maruz kaldığını vurguluyor. Söz konusu durumun vicdan ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Güldiken, “Yardım etme ya da ihtiyacı olanla olanaklar ölçüsünde dayanışma duygusu, insanın temel duygularından birisidir. İnsanların göreceli de olsa parçalanmış hayatlar yaşadığı, her zaman kendi sözlerini ve eylemlerini kontrol edemediği bir dünyada yaşadığı düşünüldüğünde, duygu sömürüsüne, duygusal istismara çok kolay maruz kalmaları ya da duygusal istismarda bulunmalarının son derece yaygın olduğunu kabul edebiliriz. Duygusal istismar kişinin kendine olan güveninin ve sevginin altını oyan, kendine verdiği değer, yargılama, bağışlama, sevgi gibi kavramlar konusunda kafa karışıklığı oluşturan bir durum aslında. Yardım etme ya da ihtiyacı olanla olanaklar ölçüsünde dayanışma duygusu, insanın temel duygularından birisi olan vicdan ile doğrudan ilişkilidir. Bu duygudur ki bazen sorgulamadan harekete geçmemize, davranışta bulunmamıza neden olur” dedi.

“SAVAŞTAN KAÇTIKLARINI DA UNUTMAMALIYIZ”

Bu durumun Ortadoğu toplumunda yaşanmasının bir tesadüf olmadığını belirten Psikolog Şiyar Güldiken,”Yanı başımızda olan Suriye’deki savaştan kaçmak zorunda kalan insanlar ile yaklaşık 5 yıl önceki karşılaşmamızdaki durum ve bugünkü durumu arasında çok fark olduğunu söylemek mümkündür. İlk durumda ihtiyacı olanların ve başka çaresi olmayanların dilenmek zorunda kaldığı ve ciddi bir karşılık bulduğunu fark eden istismarcılar, bugün bu durumu üst boyutlara taşımış bulunuyor. Elbette halen ihtiyacı olanlar var ama büyük bir kesimin insanların duygu ve vicdanını istismar ettiğini söyleyebiliriz. Bu durumun daha çok Ortadoğu toplumlarında olması tesadüf değil aslında. Toplumsal değerler ve dini yaşam biçiminden bağımsız görülemez. İhtiyacı olana destek olmak, ona yardım etmek tarihten beri hem dini bir erdem hem de toplumsal bir itibar sağlamaktadır. Bu nedenle bu duyguların sömürülmesi, istismar edilmesi daha kolaydır. Tüm bunları söylerken insanların kendi coğrafyalarından ve ülkelerinden yaşanan savaşlar nedeniyle kaçmak zorunda kaldıklarını unutmamak gerekir çünkü bugün sokaklarda, trafik ışıklarında gördüğümüz insanların çok büyük bir kesimini bu savaşlardan kaçmak zorunda kalan insanlar oluşturmaktadır” diye konuştu.

“KAZAYA MAHAL VERİYORLAR”

Caddelerde dilencilerin trafiği aksattığına vurgu yapan esnaf Mehmet Payzın, “Dilencilik tamamen bir sektör haline gelmiş durumda. Trafiği hem aksatıyorlar hem de kazaya mahal veriyorlar ben bizzat şahit oldum. Para vermeyince çirkeflik yapıyorlar, arabaya zarar verebiliyorlar. Arabadan bir şeyler alıp kaçanlar bile var. Bu duruma bir an önce bir çözüm bulunulması gerekiyor. Yol üzerinde çalıştırılan çocukların ya da çocukları çalıştıranların takip altına alınmaları gerekiyor. Bu konuda bir an önce bir çözüm getirilmeli bu cezai işlem ya da onları bu şekilde çalıştıran bu organizasyonun yapanların takip altına alınmalı ve bu mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Ben gerçekten artık arabayla ışıklarda beklemekten bıktım. Hangi ışıklara gitsem 3–4 kişi başımıza üşüşüyorlar. Bu konuda artık ben patlama noktasındayım. Elbette bazılarının muhtaç olduklarını düşünüyorum ama çoğunun ise insanların iyi niyetini suiistimal ettiklerini düşünüyorum. Orada da ne yapılabilir bilmiyorum ama bunların bizim için ciddi anlamda sıkıntı oluşturduğuna inanıyorum. Bu konuda insanların biraz daha hassas olmalarını isterim duygularını ikinci plana bırakıp mesela niçin para veriyorlar muhtaç oldukları için ama biliyorsun muhtaç değiller. Bunu biz görüyoruz belediye ekipleri yakaladıkları zaman bakıyorsun üstlerinde on bin lira çıkıyor. Bakıyorsun onlar muhtaç değiller dilendikleri vatandaşlarımız onlardan daha muhtaç olduğunu görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

“DİLENCİLERİ AYIRT ETMEK ÇOK ZOR”

Sosyal hayatın her alanında dilencilerle karşılaştığını söyleyen Orhan Akaman, bu konuya bir çözüm getirilmesi gerektiğini belirtiyor. Akaman,”Çoğu duygu sömürüsü ama gerçekten muhtaç olanlar da var. Gerçek olan dilenciler de var sahte olan dilenciler de var. Bunu ayırt edebilmek çok zor. Ayırt etmek çok zor özellikle şuan da Çingene dediğimiz dilenciler de var. Gaziantep’teki Çingenelerin de karışması ve Suriyelilerin de Diyarbakır’a karışmasıyla tamamen Diyarbakır’ı bitirdiler sadece sokakta değil cadde değil fırında, markette bakkalda her yerde karşına dilenciler çıkıyor biz esnaflar olarak bu durumdan çok şikâyetçiyiz. Sabah dükkânı açmadan siftah yapmadan önce üç tane dört tane dilenciyle mutlaka karşılaşıyoruz. Bu konuyla ilgili bir çözüm getirilmesini istiyoruz. Onları buraya getiren Sayın Cumhurbaşkanı ya da Vali bu duruma bir el atabilir bu duruma bir çözüm getirilebilir diye düşünüyorum” dedi.

1135 Total Views 3 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika