Dolar : Alış : 3.4757 / Satış : 3.4820
Euro : Alış : 4.1725 / Satış : 4.1801
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir36°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13257 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“En önemli mesele Hükümet değil, ‘Çatışma’dır”

27 Eylül 2015 - 868 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“En önemli mesele Hükümet değil, ‘Çatışma’dır”

Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Erkan Azizoğlu, Türkiye’de en önemli ve biran önce çözülmesi gereken meselenin Hükümet kurma meselesi değil, çatışma meselesi olduğunu belirterek, Devlet ve PKK’ye çağrıda bulundu.

İşsizlik ciddi anlamda artar

Temmuz’dan bu yana bölgede ciddi anlamda ekonomik krizin varlığından söz eden Azizoğlu, “İşverenler şimdilik mevcut varlığını korumaya çalışıyor.  Hem potansiyel hem de çalışan anlamda bunu korumaya gayret gösteriyor. İşten çıkarmalar söz konusu değil. Ama böyle devam ederse bundan sonraki süreçte işsizlik artacaktır” dedi.

Çatışmalı ortam herkesimi etkiledi

Suruç’taki katliam ile birlikte yeniden baş gösteren çatışmalı bir ortam var. Bu ortamı ve yarattığı durumu özetleyebilir misiniz?

7 Haziran seçimlerden sonra o dönemlerde ne olacağını tahmin ettiğimiz ve Temmuz ayında Suruç’ta başlayan ve düşük bir tansiyon ile halen devam şiddet ortamı herkesi derinden etkiledi. Yani hem çatışmalı ortam, özellikle Silvan, Sur ve Cizre’de yaşanan insanlık dramları bölgede yaşayan herkesi hem üzdü hem de etkiledi. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir süreçte ekonomi, meslek, diğer sosyal planların hepsi gündem dışında kalıyor. Bu süreçte özellikle Diyarbakır ekonomisini çok geriledi. Bu ortam henüz piyasaya yansımadı. Ancak şöyle bir endişemiz de var; önümüzdeki 5-6 ay ekonomik krizi yaşayacağız. İş çıkarmalarından tutun, yatırımlara kadar bunun yansımalarını göreceğiz. 7 Haziran öncesinde bölgede yeni yatırımlarla ilgili ciddi potansiyel vardı. Özellikle Hevsel Bahçeleri ve Sur’ların UNESCO’da Kültürel Miras olarak kabul edilmesi sevindirmişti. Bölge açısından önemli bir turizm potansiyeli söz konusuydu. Turizmde patlama bekleniyordu. Ne yazık ki, bu çatışmalı ortamdan sonra başta Turizm olmak üzere tüm sektörler etkilendi. Muhasebeciler ve Mali Müşavirler olarak biz de çok etkilendi.
Muhasebe forumu iptal edilebilir

2 bin 500 kişinin katılacağı bir forum yapmayı düşünüyordunuz? Bu şartlarda bunu halen yapmayı düşünüyor musunuz?

Oda olarak 2016 yılının Nisan ayında Diyarbakır’da Türkiye Muhasebe Formu yapmayı planlıyorduk. Türkiye’nin her yerinden aralarında meslek mensupları, akademisyenlerin bulunduğu 2 bin 500 davetlinin katılacağı 3 günlük bir Forum düzenleyecektik. Bu Forum hem Diyarbakır ekonomisine büyük bir katkı ve girdi sağlayacak, hem de Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen davetlilerin Diyarbakır’ı yakından tanımasına olanak sağlayacaktı. Fakat görünen o dur ki, bu ortam kalıcı barışa vesile olmazsa, maalesef böylesi bir fırsatı geri tepmek zorunda kalacağız. İnsanların normalde gezmeye çekindiği bir ortamda siz Türkiye batısından meslek mensuplarını, akademisyenleri, bürokratları Diyarbakır’a getirmezsiniz.

Ekonomiyi bir kenara bırakıp insan hayatını önemsiyoruz

İnsanlar tedirginlik var mı?

Bu etkinlik bizim ikinci planda duruyor. Biz bugün işimizi bile yapamıyoruz. İnsanların genelinde bir mutsuzluk var. Tedirginlik var. Böyle bir süreçte evet ekonomi çok önemli. Hayat damarımızı bir kenara bırakarak, insan hayatını önemsiyoruz. Biran önce 7 Haziran seçimleri öncesi var olan müzakere ve diyalog sürecinin yeniden başlatılmasını her iki taraftan da istiyoruz.

Devlete ve PKK’ye çağrıda bulundu

Herhangi bir çağrıda bulundunuz mu?

Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası 1 eylül Dünya Barış günü nedeniyle hem PKK hem de Devlete çağrıda bulunduk. Bu çağrımızı tekrarlamak istiyoruz. Bu Coğrafyaya tekrar kalıcı barışın gelmesi için her iki tarafın yeniden masaya oturması gerektiğini düşünüyoruz. Hem mali müşavirler hem de bu coğrafyada yaşayan bireyler olarak talebimiz budur.

İşverenler bankalardan kredi alamıyor

Çatışma ortamla birlikte Odaya bağlı üye Mali Müşavirliklerde iş hacminin düşmesi, eleman çıkarmalar yaşandı mı?

Temmuzdan bu yana bölgede ciddi anlamda ekonomik bir kriz var. Seçim öncesinde de bir durgunluk söz konusuydu. Ama şimdi fiili olarak bir gerçeklik var. Biz bu konuyla ilgili bir çalışma yaparak, kamuoyu ile paylaşacağız. Seçim öncesi 3 ay ile seçim sonrası 3 ay arasındaki mali verileri paylaşacağız. Özellikle Diyarbakır’da işveren camiasının gelirleri neydi? Şimdi ne oldu? Ciddi bir endişemiz bu sürecin devam etmesi. İşveren camiası şuan mevcut varlığını korumaya çalışıyor.  Hem potansiyel hem de çalışan anlamda bunu korumaya gayret gösteriyor. İşten çıkarmalar söz konusu değil. Ama böyle devam ederse bundan sonraki süreçte işsizlik artacaktır. Çok küçük de olsa bir ihracat söz konusuydu. İhracat daha da azalacak. Yeni yatırımlar söz konusu değil. Var olan yatırımlar kendisini korumaya yönelik adımlar atıyor. Daha ciddi bir endişemiz var. Şöyle ki; İşveren camiasında şunda Bankalardan kredi alamama gibi bir durum söz konusu. Bankaların kredi verme istekleri düştü. Korkarım ki; daha büyük bir tehlike var. Var olan kredilerin geri çağırırlarsa bu da çok daha ciddi bir endişe olur. Daha büyük bir kriz yaratır.

1 Kasım’ın Barışa katkı sunmasını bekliyoruz

1 Kasım’dan sonra Türkiye’yi ya da bölgeyi ne bekliyor?

1 Kasım bizim bir umut. 1 Kasım seçiminin Türkiye’ye bir kere barışa katkı sunmasını bekliyoruz. 1 Kasım’a kadar bölgede bir çatışmazsızlık bekliyoruz. Devletten operasyonlarını durdurmasını, PKK ise ellerini tetikten çekmesini bekliyoruz. Seçim sonrası herkesin siyasete bir şans tanıması lazım. Kürtler belki tarihlerinde ilk defa bu kadar siyasetten güçlü dönemlerini yaşadı. 80 Milletvekili parlamentodaydı. Siyasete şans tanınmadı. Siyasetin eli güçlenmeli. Böyle bir imkana da sahibiz. Halkların Demokratik partisi gerçekten barışı sağlayabilecek imkânlara sahip. Biz bu anlamda buna bir imkân sunulmasını ve destek verilmesini istiyoruz. Belediye başkanları komik gerekçelerle gözaltına alınıp tutuklanıyorlar. Böyle olunca da siyaset nereye gidiyor diye endişe duyuyoruz. Her şeye rağmen ellerin tetikten çekilmesini, siyasete bir şans tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Anketlere bakarsak, HDP’nin oylarını koruyacağını, hatta artıracağı ortaya çıktı. Buda sevindirici bir gelişme aslında. HDP güzlendikçe, vekil sayısı artıkça ben bu ülkeye kalıcı barışın daha çok geleceğine inanıyorum.

Türkiye’deki en önemli ve çözülmesi gereken sorunu ‘Çatışma’dır

Aslında, 7 Haziran seçimlerinde bir fırsat yakalanmıştı. HDP’nin 80 Vekil çıkarması. Çözüm sürecini devam ettirilmesi yönünde de çalışmaları olabilirdi. Ama maalesef yeniden bir çatışmalı ortama girildi.

Bu coğrafyada yaşayan Kürtler arasındaki genel algı şu; Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan’ın seçim sürecinde verdiği mesajlar bizleri endişelendiriyordu. HDP’nin barajı aşması ve AKP’nin tek başına iktidar olamaması durumunda çözüm süreci biter’ açıklamaları gerçekten bizde büyük bir endişe sebep oldu. Ama korktuğumuz başımıza geldi. Bu süreçte kim suçlu, kim suçsuz tartışmalarını bir kenara bırakmak lazım. Artık Türkiye’de tek başına iktidar olmak artık çok kolay değil. Biz bunu gördük. Ve koalisyonlara da alışmak zorundayız. Umarım siyasetçilerin seçim sürecindeki dilleri, üslupları daha yumuşak olur. Toplumumuz siyasetçilerin dilinden çok etkileniyor. Umarım daha yumuşak, çözüm sürecine katkı sunabilecek, önümüzdeki 1 Kasım’dan sonra koalisyon kurmayı kolaylaştıracak bir dil kullanırlar. Çözüm sürecinin buzdolabından biran önce çıkarılıp 1 Kasım’dan sonra hiç beklemeden daha fazla can kaybına sebep olmadan ortaya konması gerekir. Türkiye’nin en acil ve en çabuk çözülmesi gereken sorunu değildir, çatışma sorunudur” (Sait BAYRAM’ın Özel Haberi)

Erkan azizoğlu cizre Erkan azizoğlu cizre1 Erkan azizoğlu cizre2 IMG_6046

331 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika