Dolar : Alış : 4.8000 / Satış : 4.8086
Euro : Alış : 5.5924 / Satış : 5.6025
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir39°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 21 Kategoride 14274 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Gazeteci Mehmet ÇEK Alevilere Seslendi

20 Haziran 2018 - 260 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Gazeteci Mehmet ÇEK Alevilere Seslendi

“Alevileri kamu görevlerine almayın. Mecbur kalsanız bile kapıcılıktan başka görev vermeyin!”
(Adalet Bakanı Mahmut Esad Bozkurt CHP-1930)

Evet, bu ülkede bu söz söylendi!
Bu na-hak ayrımcılık o günden sonra da hep devam etti..
Askeri vesayet rejimi bu ülkede yıllarca Alevi-Sünni uyuşmazlığını bizzat körükledi.
Bunu Kemalist ideoloji arkasına gizlenerek yaptı.
Milletçe ve meşrep sahipleri olarak çok acı bedeller ödedik!
Yıllarca bir taraftan sanal bir `irtica` algısı oluşturarak Alevleri memleketin güya “laik” partisi CHP`yi desteklemeye yönlendirirdiler.
Diğer taraftan Alevilerin en temel taleplerini bile karşılamadıkları gibi Alevi-Sünni ayrışmasını derinleştirmek maksatlı provokasyonlara girişmekten de geri durmadılar.
Çorum, Malatya, Maraş, Sivas, Gazi mahallesi olayları askeri vesayet rejimi yıllarında ve sözümona o laik(!) çevrelerin iktidar ya da iktidar olduğu dönemlerde gerçekleşmiştir.
Canlar!
Oldukça ciddi bir nüfusa sahip olmamıza rağmen ALEVILER olarak tarih boyunca bu ülkenin siyaset macerasında olumlu bir ROL almak nasip olmadı.
Aksine istikrarlı bir şekilde sistemin kurucu ögelerinin, Cumhuriyeti daha ilk günden itibaren “BİZSİZ” düşünen partinin peşine takılarak onların kemik/çekirdek oy tabanını oluşturduk.
Sizce de artık bizi oligarşik totaliter sistemlerin kulu-kölesi yapan dışarıdan akıl veren hocalarımızdan kurtulmanın zamanı gelmedi mi?
Yüzyıllık yanlışlarla hesaplaşmanın zamanı gelmedi mi?
Bu Cumhuriyeti yeniden üreten daha demokratik bir boyuta taşıyan gözü kara kadrolarla kol kola girip ülkenin gidişatında ROL alma zamanı değil mi?

Bu sürecin nirengi ifadelerinden olan “Bu topraklarda Aleviler Sünniler birbirinin hamisidir” sözünü ayakta tutmak birazda bizim elimizde değil mi?

Bu çok boyutlu atılım sürecinde ilk kez Alevi/Bektaşi geleneğini temsilcileri, devlet katında resmi bir muhatap buldu hatırla!
Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Aleviler anayasal olarak eşit yurttaş olma hakkini almak için ilk kez bu dönemde muhatap kabul edildi ve masaya oturdular çözüm için; hatırla!
“Alevi Açılımı” adıyla başlatılan süreç -çeşitli konularda anlaşmaya varılsa da- BİZDEN kimi temsilcilerin oraya anlaşmamak üzere gelmesi ve temsilcilerimizin kendi aralarında fikir ayrılıklarına düşmeleri gibi sebeplerden dolayı sonuca vardırılamadı.
Ama bu süreç hem Aleviler ‘in toplum nezdindeki algısının değişmesine hem de devletin karşısına haklı taleplerle çıktıklarının anlaşılmasına vesile oldu.
Ne büyük bir yol alıştı bu!
Mesele kapanmış değil dosya masanın üstünde duruyor.
Devletin külliyesinde sizi bekliyor.
Eğer niyetimiz varsa konuşabileceğimiz, masaya oturup anlaşabileceğimiz bir zemin var.
Böyle kritik ve siyaseten risk taşıyan konularda gerekli sorunu çözmek için en ihtiyaç duyulan şey cesaretli adımlar atabilecek, yürekli bir liderliktir.
Uzatılan el hala havada geri çevirmeyin!
Bazı özel ajandalı, kötü niyetli kimi malum çevrelerin algı operasyonlarına esir olmayın.
Allah aşkına, şöyle akl-ı selim bir düşünüyorum da kendi kendime şöyle hayıflanıyorum;
Daha ilk günden Alevileri yok hükmünde sayıp, katliamdan katliama hatırlamış, bu ülkede Aleviler hiç yaşamıyormuş gibi davranmışlar, Alevileri sadece etnik değil mezhepçi ayrımcılığa, çift katlı asimilasyona tabii tutmuş statükonun bekçisi CHP “İLERİCİ” de buna karşılık;
* 90 yıl sonra devlet olarak ilk kez Alevileri kabul edip, muhatap alan
* 100 yıllık yalan-dolan Kızılbaş hikâyelerinden sonra Din dersine bizzat Alevi kanaat önderleri tarafından yazılacak Alevi bölümünü koyan, sadece Alevi çocuklar değil Sünni çocuklar da Aleviliği doğru öğrensin derdine düşen,
* Orta öğretimde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarına ilk kez ‘Alevilik’ konusu da ekleyen,
* Geçmişte yaşanmışlar adına Tunceli katliamı için Alevilerden özür dileyen
* Bazı üniversitelerde Alevi Araştırma ve Uygulama Merkezleri kuran
* Madımak hotelini kamulaştırıp müzeye çeviren
* Her Cemevi’nden biri Alevi dedesi diğeri çalışan olmak üzere iki kişiye aylık bağlayan,
* Cem evlerinin su, elektrik ve arazi gibi giderlerini karşılayan,
* Hacı Bektaş ismini Üniversitelere veren,
* Bürokraside Alevi ayrımcılığına son vermek için üst düzey bürokrasi şemasını inceleyip, atamalarda eşitsizliği kaldırmaya taahhüt eden,
* Alevilere aynen Hac gibi Kerbelâ ziyaretleri organize edilmesini teklif eden, önünü açan
* İmam Hatip liselerinin yapısını örnek alarak HACI BEKTAS LİSESİ kurup, bu liselerden ALEVİ dedeleri yetiştiren,
* Geçmiş dönemin dayatmacı anlayışına son vererek Alevi köylerine cami yapmaya son veren,
* Türkiye’de ilk defa Alevi/Bektaşi klasikleri Türkçeye çeviren,
* Yurtdışında yaşayan Alevi toplumunun ihtiyaçlarını karşılamak için de, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Alevi dedeleri görevlendiren,
* İktidarına kadar 106 olan Cemevi sayısını, 900’ün üzerine çıkaran AK Parti mi “GERİCİ”??
Askeri vesayet rejimiyle birlikte onun ürünü adaletsizlikleri, inkâr ve asimilasyon politikalarını da tarihe gömen, derin ve paralel yapılara savaş açan, onlarca demokratik reforma imza atan bu sürecin mimarları şimdi taahhüt ediyorlar:
“Cemevlerine resmi, hukuki statü kazandıracağız!”
Bu bile tek başına bir devrimdir!
Kuvvetle ihtimal Vakıflar yasasında “Müslümanların ibadet yeri camilerdir. Gayrimüslimlerinki ise sinagog ve kiliselerdir” yazan bölüme bir ekleme daha yapılarak “Cem evleri de Alevilerin inanç merkezidir” denilecek.

Seçmeli ders olarak Aleviliğin okutulması, Diyanetin özerk bir yapıya kavuşturulması gibi talepler konuşulmayacak mevzular değil!

Alevi kardeşlerim,
Maraş Katliamında dönemin Başbakanı Ecevit olaydan istihbarat eksikliğini “..MİT’e bir iki isim önermiştim ama almadılar..” seklinde izah etmişti.
Dönemin içişleri bakanı Hasan Fehmi Güneş ise anılarında “polise söz geçiremedim, MİT bize istihbarat vermedi, orduya olaylara müdahale etmesi için söz geçiremedik..” diyordu.
Dikkat edin konuşanlardan biri Başbakan diğeri İçişleri Bakanı!!
Madımak katliamında da durum farklı değil, Madımak hotelinde etrafı çevrilenler Başbakan yardımcısı Erdal İnönü ile telefonda görüşüyor ve “kurtarın bizi” diyorlar.
“Hemen ilgileniyorum” diyen Erdal İnönü’den bir daha haber alınamıyor.
Ordu, Emniyet ve MİT’in kontrolünde katlediliyor, yakılıyor Aleviler.
Haydi, yürekleri yetiyorsa simdi de benzeri bir halta, operasyona ve kumpasa kalkışsınlar!
Haydi, şimdide bir tek Alevinin kılına dokunsunlar ya?!
Ellerini kırarız ellerini!

Dikkat çekerim Canlar!
30 Aralık 2012 İstanbul, Gültepe’de 11 Alevi ailenin evi işaretlenmesinin de 16 Temmuz 2013 günü Ankara-Mamak`ta alevi evlerinin kapılarına “ALEVILERE ÖLÜM” yazılmasının failleri de DHKP-C’ li çıktı (!)
Cumhuriyet gazetesinin daha sonra bir engelli çocuk tarafından yapıldığı anlaşılan Erzincan’daki Gani Efendi Köyü’nde bulunan Cemevi’ne ait kütüphanenin yanmasını kamuoyuna nasıl duyurduğunu unuttunuz mu?
Denemez olurlar mı?
Hala Aleviler üzerinden her türlü provokasyon için gece gündüz demeden kurgu yapıyorlar.
Fakat geçmişten farklı olarak bu defa karşılarında aciz bir hükümet, emrindeki devlet aygıtına söz geçiremeyen bir lider yok.
Çok şükür Aleviler olarak güvencedeyiz.
Dedikodulara kulak asmayın.
Durum ortada..
Kardeşlerim,
Mahalle baskısı altında ezilmeyin!
Agora fobinizi yenin!
Yeni ufuklara açılın
Proaktif olun.
Sadece içeriye değil dışa doğru uzak ufuklara ve daha geniş vizyonlara doğru da yürüyün.
680’de yasanmış bitmiş acılı Kerbela hikayelerini gereğinden fazla tekrarlayıp, oradan çıkamayarak Yezit’ e `Allah’ından bul` makamından türküler dizip bugünlere gelemeyerek 1938 Dersim’lerini, 1978 Maraş’larını, 1993 Sivas’larını unutmayın!
Bu katliamların 1. dereceden faili partilerin OY DEPOSU olarak kullanılmaya bir son verin.
Tam karşımızda bu Cumhuriyeti herkes için eşit yurttaşlık koşullarında yeniden dizayn etmeye çalışan ve sırf bu yüzden esi benzeri görülmedik bir saldırı altında olan ERDOĞAN var.
Bu eli tutun.
Bu öykü daha bitmedi.
Demokratikleşme daha ileri noktalara taşınacak.
Batılı demokrasilerin seviyesini yakalamak için çalışmalar devam ediyor.
Bu toprakların insanı en güzeline en iyisine layık.
Sadece bu bilinçle hareket edilerek nice güzel günlere birlikte yürüyeceğiz.
Uluaslarası güçlerin propaganda gücü arkasına sığınarak terör seviciliği bile meşrulaştıran karşı saldırılara kimse aldanmasın.

Gün bugündür.
Gelecek parlak günler için kararlı ve cesur olmalıyız.
Herkes bu ağır yükün bir tarafından tutarsa başarılı oluruz.
Gelin, bu en sarp, yeniden inşa sürecine, büyük Türkiye idealine, Ortak gelecek projesine el verin, Cumhur ittifakıyla istikbalimizi coşturun!

İşte önümüzde bir imkân:
Daha ileri daha iyi bir demokrasi ve emperyalizm ile kapsamlı mücadele için hep birlikte sandık başına!

Mehmet Çek / SABAH

246 Total Views 7 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
..