Dolar : Alış : 3.6748 / Satış : 3.6815
Euro : Alış : 4.3184 / Satış : 4.3262
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir26°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13444 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Kitap Fuarı’na ilgi büyük

22 Mayıs 2016 - 478 kez okunmuş
Ana Sayfa » Eğitim»Kitap Fuarı’na ilgi büyük

kitap fuarı (1) kitap fuarı (2)

kitap fuarı (3) kitap fuarı (4)

kitap fuarı (5) kitap fuarı (6)

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin “Azadi” temasıyla Sümerpark’ta düzenlediği Kitap Fuarı’nı ziyaret eden binlerce kişi hem kitap stantlarına hem de fuar etkinliklerine büyük ilgi gösteriyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Kitap Fuarı beşinci gününe girdi. Yarın sona erecek fuar kapsamında kitapseverler hem stantlara hem de düzenlenen etkinliklere büyük ilgi gösteriyor. Fuar etkinlikleri kapsamında Amed Sanat Galerisi’nde gazeteci Celal Başlangıç’ın moderatörlüğünde, Cengiz Mumay’ın son kitabı “Meğer Ne Çok Terörist Vurulmuş” çerçevesinde  “Sivil Ölümler ve Cezasızlık” konusu tartışıldı. Gazeteci Celal Başlangıç, son aylarda yaşanan olayların 90’lı yıllardaki sivil ölümleriyle benzerlik gösterdiğini ve devletin refleksinde bir fark olmadığını ifade etti. Başlangıç, 90’larda Cizre’de kapısı kırılmadık ev kalmadığını, üç yüz kişinin gözaltına alınması üzerine SHP Lideri Erdal İnönü’nün bölgeye geldiğini anımsatarak, “Bugün üç yüz insan öldü; ama kimse gitmedi. Avrupalılar 1923’te Kürtlerin durumu ne olacak diye sorunca Ankara hükümeti Türk ve Kürtlerin ortak hükümetidir, yanıtını vermişti. Hasan Hayri Bey Meclise Kürt geleneksel kıyafetleriyle gelmişti. Ancak aynı hükümet Hasan Basri Bey’i Şeyh Sait ayaklanmasıyla ilişkilendirmeye çalışmıştı. Yani 1925’te neyse bugün de böyle. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek ahmaklıktır.”

ARŞİV VE KAYIT TUTMAK LAZIM

80’lerin sonu ve 90’larda gazetecilik yapan Cengiz Mumay, kitabında 77 sivilin ölümüne ilişkin bilginin yer aldığını ve bunların bir şekilde hukuk önüne getirildiğini hatırlatarak,  son 5,5 ayda 500 sivilin öldürüldüğünü; ancak bu ölümlere ilişkin bir dosyanın olmadığını söyledi. Kalanlara bunun arşivini ve kaydını almak düştüğünü söyleyen Mumay, kitabında sadece öykü değil, bölgenin genel durumunu da anlattığını ifade etti. Mumay, Suriçi’nin son durumunu gördüğünü söyleyerek, “Bok yedirdiler, yaktılar, şimdi evleri karşılarına alınıp top atışına tutuluyor. Bu zulüm döneminde hepimize umut diliyorum.” dedi.

BEŞİKÇİ’NİN PANELİNE YOĞUN İLGİ

Fuarın bir başka ilgi çeken etkinliği Yazar İsmail Beşikçi’nin paneliydi. “Yüzüncü Yılında Sykes-Picot Anlaşması ve Kürdistan” konulu panele yoğun katılım olurken, panelde konuşan İsmail Beşikçi, “Kürdistan coğrafyasının her bir parçasının egemenler tarafından işgal edildiğini, egemenlerin güç savaşları sonucunda hiçbir statünün kalmadığını” ifade etti.

WEZİRÊ EŞO’NUN KONUMU TARTIŞILDI

Bir diğer etkinlik ise Yazar Lal Laleş, Şener Özmen ve Mem Zînistanî’nin katıldığı paneldi. Amed Sanat Galerisi’nde yapılan panelde Şener Özmen, Wezirê Eşo’nun Murakami ve Mo Yan ile bir takım paralellikler taşıdığını; ancak onun daha az tanınıyor olmasının bugün bir iktidara sahip olunmamasından kaynaklandığını söyledi. Özmen, “Tosinê Uşan karakterinin Kürt romanının en başarılı karakteri olduğunu iddia ediyorum.” derken, Mem Zinistanî de Eşo’nun“Büyük Kaçış” tan sonra Sovyetlere sığınan Kürtlerin oluşturduğu edebiyatçıların en önemlilerinden biri olduğunu hatırlattı. Sovyet Birliği’nde açılan Kürtçe okullar, 1930’da çıkan Riya Teze gazetesinin yayına başlamasıyla Kafkas Kürtlerinde büyük bir kültürel dönüşüm oluşturduğunu belirten Zinistanî, “Wezire Eşo bu dönemin üçüncü kuşak yazarlarından biri olarak Kürt dili ve edebiyatına büyük katkılar sağladı.” dedi. Lal Laleş de Eşo’nun Kafkas Kürt Edebiyatı içinde Rus dünyasına eleştirel bakışı ve basit meseleleri uzun ve güçlü betimlemelerle anlatarak Kürt edebiyatına büyük katkı sunduğunu anlattı.

ÜÇ DİL, ÜÇ YER, BİR YAZAR

Şair Helim Yusiv, 2. Amed Kitap Fuarı’nda yaptığı söyleşide yazım hayatını üç ayrı dönem olarak anlattı. Yusiv, Kürt dili ve başlangıç dönemi olarak doğduğu yer olan Amûdê, ikinci olarak üniversite dönemi olan Halep ve üçüncü dönemle Avrupa’ya gidişini aktardı. Kürtlerin Türkiye’de Türkçeye yönlendirildiği gibi Suriye’de de Arapçaya yönlendirildiğini anımsatan Yusiv, bu durumda üç çeşit yazar kesiminin ortaya çıktığını söyledi. Dilin edebiyat için çok önemli olduğunu belirten Yusiv, “Mesele sadece dil değil, hafızayla, insanla ilgili bir durum. Hangi dil ile yazıyorsan o dil senin ruh şekillenmen oluyor aynı zamanda.” dedi. Avrupa’ya gitmeden önce orada daha iyi yaratabileceğini düşündüğünü; ancak hayal kırıklığına uğradığını anlatan Yusiv, şunları söyledi:  “Ben ’30 yıl insan Stockholm’de yaşar nasıl hala kendi köyünü yazar’ diyordum, ‘tamam köyünü yazsın, bir eserde oradaki yaşam üzerine yazsın’ diyordum. Benim “Auslandir Beg” ile “Morîk” eserlerim böyle çıktılar ortaya.” “Kürt edebiyatında dünya edebiyatındaki kaliteli eserler kadar kaliteli eserler var ama sahip çıkan yok” diyen Yusiv, “Kürtler devlet olmayana kadar çok büyük gelişme beklemiyorum. Ama yine de Kürt edebiyatı canlı bu da umut verici.” diye konuştu.

ARJEN ARİ ŞİİR YARIŞMASI SONUCU AÇIKLANDI

Bu arada modern Kürt şiirinin öncü ismi Arjen Ari anısına düzenlen Şiir Yarışması’nın üçüncüsü de 2.Amed Kitap Fuarı kapsamında gerçekleşti. Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda yapılan yarışmada ödüle layık eser bulunamadı. Seçici Kurul’da bulunan Şair Berken Bereh, Arjen Ari’nin Kürt edebiyatına şiiriyle, kalemiyle, verdiği büyük emeklerle bu toprakların sesi olduğunu söyleyerek, Ari anısına şiir yarışmasının düzenlenmesini çok değerli gördüğünü anlattı. Bereh, yarışmaya az sayıda başvuru yapıldığını belirterek, kendilerine ulaşan dosyalar arasında ödüle layık eser bulunmadığını aktardı.

ONUR ÖDÜLÜ TAKDİM EDİLDİ

Ardından Kürt dili ve edebiyatının gelişmesinde emek ve katkıları olan kişilere verilen Onur Ödülü’nün takdimi yapıldı.  Onur Ödülü’nün bu yılki sahibi cezaevinde bulunan ve birçok eseri Kürtçeye çeviren Tonguç Ok oldu. Ok adına ödülü Yazar İsmail Dindar aldı. Dindar, Tonguç Ok’un neden Arjen Arî Onur Ödülüne layık görüldüğünü şöyle anlattı: “Eskiden Tonguç, Evrensel Basım Yayın’a yazılarını gönderirdi, ben de redakte ederdim; ama bu gün Tonguç’un yanındaki hücrelerde onun gibi müebbet cezası alanlar var. Şimdi Tonguç onların yazdığı yazıların yanlışlarını düzeltiyor. Kürt arkadaşlarının kitaplarını redakte ediyor. Tonguç Ok, ‘Biz Türk devrimciler, dünya devrimcileri olarak Kürt halkına borçluyuz ne yapsak da bu borcumuzu ödeyemeyiz’ demişti. Onu selamlıyorum ve kutluyorum.”

Arî’nin kardeşi Necla Arî ise, başta Evrensel, Lîs, Ronahî yayınları olmak üzere bu yarışmada emeği geçen herkese müteşekkir olduğunu söyledi. “Onur Ödülü’nü alan Tonguç Ok’u tebrik ediyorum. Önümüzdeki yıl cezaevinde değil özgür olması temennisinde bulunuyorum. Kürtçe bilmeyen Kürtler de Ok’tan feyz almalı.” diyerek abisinin bir şiirinde yer alan ‘Özgürlük için kim ölmüşse ölümsüzdür’ dizesiyle konuşmasını bitirdi.

ÖZTÜRK: ISSIZLIĞIMIZ DERİN

Evrensel Basım Yayın editörü Onur Öztürk de kısa bir konuşma yaparak Arjen Arî gibi bir değeri yaşatmak için ellerinden gelen çabayı sürdüreceklerini söyledi. “Arjen Arî’yi şöyle bir anekdotla anmak isterim; geçtiğimiz ay Bilim Kurulu üyemiz ve çalışma arkadaşımız Kenan Ateş’i kaybettik. Onun ardından Cem Terzi şöyle demişti, ‘Değerini başkasının gözüne sokmadan yaşayan insanların ardından hissettiğimiz ıssızlık derin olur.’ Bu söz Arjen Arî’de de vücut buluyor. Arjen Arî’nin ölümsüzlüğü eserlerinden geliyor. Bu eserleri duyurmak, insanların okuması için çabamız sürecektir. Bu yarışma Arjen Arî’yi anlatabilmek için çok önemlidir. Bir halkın şairi ve mazlumun bir dilin ötesindedir artık Arjen Arî.” diye konuştu. Program, Kitap Fuarı onur konuğu Ehmed Huseynî’ye katılım ödülü takdim edilmesi ve Arî anısına hazırlanan sinevizyonun gösterimiyle sona erdi.

350 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika