Dolar : Alış : 3.5850 / Satış : 3.5915
Euro : Alış : 3.9093 / Satış : 3.9163
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir21°CAçık

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Olmalı, ama abartılmamalı!”

15 Haziran 2016 - 2.036 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Olmalı, ama abartılmamalı!”

20160615_155623

Sur’da yaşanan olaylar ve bombalı araçla saldırıların ardından Diyarbakır kent merkezinin çeşitli noktalarında artırılan güvenlik önlemleri devam ediyor. www.haberdiyarbakir.gen.tr olarak, alınan ve abartılı olduğu belirtilen güvenlik tedbirlerini vatandaşlara sorduk. Kimi vatandaşlar güvenlik önlemlerinin abartılı bulurken, kimileri de gerekli olduğunu, hatta daha fazla olması gerektiğini belirttiler. Ancak, yine de güvenlik önlemlerinin olması ancak abartılmaması gerektiği de belirtilerek, kimileri de, “Bu süreçten sonra bu kadar güvenlik tedbirleri çok saçma ve halkı tahrik edicidir” dedi.  Bazı vatandaşlarda, oldukça ilginç bir yaklaşım da bulunmuş; “Bu kadar sıkı tedbire rağmen hala bombalar patlıyorsa, ben devlet olsam sıkıyönetim ilan ederdim”

İşte vatandaşların, www.haberdiyarbakir.gen.tr’ye güvenlik tedbirleri ile ilgili açıklamaları;

YILDIZ: “GERGİN SÜREÇ ÜZERİMİZDE KALICI İZLER BIRAKTI”

İsmail Yıldız: Yaşanan bu gergin ve bir o kadarda kötü süreç üzerimizde kalıcı izler bıraktı. Ancak her tarafa her noktaya mobil karakol veya nöbet kulübeleri konuşlanması fazlasıyla abartılı olmuştur. Sonuç itibariyle devlet bu durumda bir aczi yet göstermiş olduğunu düşünüyorum çünkü insanlar artık ne yapacağını bilemez duruma geldi ve bölgede yüzlerde tebessüm neredeyse bitti denilebilecek bir durumda dolayısıyla yaşanan bu ağır ve sıkıntılı sancılı sürecin bir an önce bıraktığı kalıcı izleri silmesi veya en asgariye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. 10 yıl hatta 20 yıl geriye gittiğimizi düşünüyorum dolayısıyla bölge halkı iki elini başının arasına alıp yaşanan bu süreci ve bıraktığı izleri düşünmesi gerektiğini düşünüyorum gerekirse artık toplum olarak sesli bir şekilde tavrımızı ortaya koymamız gerekiyor çünkü bu durumda ölen ben öldüren ben el benim değil anlayışı ortada. Haliyle sanırım halk olarak birlik olup dur deme zamanı gelmiştir çünkü ne Ankara nede bir başka yer kimsenin umurunda değil burada yaşanan sancılar. Bu kutlu ve onurlu diyarı el ele verip yok edenlere okkalı bir şekilde cevabımızı vermemiz gerekiyor. Bana göre Mekke de Kudüs de İstanbul da yağmur yağsa damlası Diyarbakır’a düşer. Diyarbakır İslam alemi için kıymetli üç beş şehirden bir tanesidir. Diyarbakır’ı İslam Âlemine katanlardan Allah razı olsun.

Şükran Yılmaz: Bence az bile askere polise biraz daha yetki verilmeli. Çünkü devlet iyi niyetle yaklaştıkça bu suiistimal edildi. Ölen her iki tarafta bizim insanımız. Sonuçta hayatlar söndü. Ancak bunların nerden saldıracağı belli değil. Sonuçta halkın ve kendi can ve mallarını koruyorlar.

Ahmet Salman: Bence abartılı ve gereksiz. Üstelik her yere geçici karakollar yapılması ayrı bir tahrik.

Ahmet Binay: Baltayı kendi elimizle dizimize vurduk. Müstahakız. Az bile. Güvenlik şart nerde olursa.

Ferhat Kök: Hiç abartı göremiyorum. Bana göre güvenlik önlemleri daha da arttırılmalı.

Şeyhmus Takeş: Bence olması gereken bu. Çünkü be zaman nerede saldırılacağı belli değil. Vatandaşlarımızın da bu süreçte emniyet birimlerine yardımcı olmalılar. Çünkü son patlamalarda sivil vatandaşlarımızda vefat etti.

DAMAR: “GÜVENLİK TEDBİRLERİ SAÇMA VE TAHRİK EDİCİ”

Muzaffer Damar: Bu Süreçten sonra bu kadar güvenlik tedbirleri çok saçma ve halkı tahrik edicidir. Ve geçici Karakolların yapması da cabası. Ama nedense yine patlamalar oluyor. Çok çelişkili bir dönemden geçiyoruz. Allah Diyarbakır’ın yar ve yardımcısı olsun. Diyarbakır’da çok siyasi entrikalar dönüyor. Artık Diyarbakır halkının uyanması lazım. Bunları söylerken, A veya B partisi için geçerli sebeplerdir.

NAZIM: “DEVLET OLSAM SIKIYÖNETİM İLAN EDERDİM!”

Mensar Nazım: Güvenlik tedbirleri yokken ve neredeyse Devlet ortada yokken ne oldu, her yer bombalarla düşendi. Hem de hizmet yapmaları için oy verdiğimiz belediyelerin yardımıyla. Sen böyle yaparsan sivil halk ve görevli demeden, kırsal kent merkezi demeden tonlarca bombayla insanlar katledilirken, devletin ne yapmasını bekliyordunuz. Buyurun sivil halk ve polis demeden herkesi patlattın mı? demeliydi. Bu kadar sıkı tedbire rağmen hala bombalar patlıyorsa, ben devlet olsam sıkıyönetim ilan ederdim.

Mehmet Salih Yalçın: Mevcut olan tekbirler bazı yerlerde abartılı. Araç ile geliyorsunuz kuyruk 3 km olmuş. Geliyorsun bakıyorsun duran polisler ya sohbet ediyor veya telefon ile oynuyor. Birde kontrollerde hiç bir partiye veya herhangi bir STK’ya bağlı olduğunu söylediğin zaman kontrolde duran devletin içindeki vatan hainleri seni devlete karşı ne şekilde kışkırtacağının hesabını yapıyor.

TEDBİRLER TAM YERİNDE ANCAK FAZLASI DAHA MAKÜLÜ!

Hatice Yıldırım: Yaşadığımız süreç itibarı ile yıprandık küçük bir ses bile irkilmemize neden oldu. Akşam ne olacak ya da yarın işe gidebilecek miyim? Ölen olacak mı? bu soruları hep sordum kendime. Yapılan psikolojik baskının hayatımızda unutamayacağımız izler bırakacağını hepimiz biliyorduk. Annemin söylediği şu cümle hiç aklımdan çıkmaz; Allah devleti, polisi ve askeri başımızdan eksik etmesin. Polis ve askerden rahatsız olanların karşı çıktığı bir durumdu bu. Çünkü polisi görenler basıyordu bedduayı. El insaf ya polis olmasaydı neler olabileceğini tahmin bile edemeyiz. Bir insanı apartmanın son katından atanlardan her şey beklenir. Bu tedbirlerin alınması gayet güzel ve daha da fazla olmasını istiyorum. Çünkü devletten değil bunlara sebep olanlardan korkuyoruz. Artık her noktaya karakol dikilmesi az gelir. On adımda bir olsa yeridir. Sur’dan çıkanlardan biri, “ben otuz yıldır Sur içindeyim. Burada doğdum, burada büyüdüm. Hiç polis asker görmedim. Olayların olmadığı zamanlardı gördük” Demek oluyor ki alınan tedbirler tam yerinde daha fazlası en makbulü.

Özlem Kaya: Bu bir kışkırtma değil. Sürecin daha sancılı geçeceği sinyalini veriyor. Uzun yazma ya gerek yok. Ramazandan sonra kötü günler bekliyor ülkeyi fikrimce…

Ebubekir Çetin: Bence güvenlik üst derece olması gerekiyor. Terör örgütü PKK halktan gereken desteği almadığından dolayı hendeğe gömüldüler. Bu nedenle güvenlik bir ülkenin vazgeçilmez bir oluşumdur.

Sabri Tekidi: Yasaklamak ile sorunlar çözülmez. Vatandaşın hem güvenliğini, hem de özgürlüğünü sağlayacaksın. Yok, efendim orası tehlikeli burası tehlikeli diye orayı burayı kaptırsan sen Devlet olarak vazifeni yapamıyorsun demek. Olay bu kadar basit yani. Tamam bir taraftan yaşanan olaylara bakınca hak vermiyor değilim amma abartılmaması gerekiyor. Burada bazı arkadaşlar 90 ve öncesinden bahsediyor. Doğru özellikle Elazığ ve Şanlıurfa yolunda da vardı. Ama Elazığ yolu kadar sıkı değildi ve orda görev yapan 2 kazıklı bir astsubay bile değildi. Dakikalarca saatlerce hiç sebepsiz bekletir yolcuların eşyaları düzensiz bir şekilde aramaları yapılıp Halaç pamuğu gibi sağa sola atılırdı. O zamanlar bunları yaşarken bir erkek delikanlı çıkıp da 2 kazıklı astsubaya diklenemez sesini çıkaramazdı. Bu yüzden 90 ve sonrası yıllar gibi değil ama tekrar öyle olmayacak diye bir garantisi de yok. Onu da biliyoruz. Çünkü her kurum ve teşkilat içersinde mutlaka bir kaç tane ayrık otu (yanlış insan) bulunur. Bunlar yanlış işler yapabilirler. O yüzden böylesi nahoş durumları yasamamamız için hiç olmadığı kadar devletimize sahip çıkmamız gerekecek ki devlette ne yaptığını bilsin. Çünkü şimdi bazı yerlerdeki güvenlik önlemi adı altında yapılanlara bakıyorum da; devletimin bu kadar acz içinde oluşunu üzülüyorum aynı zamanda. Dilerim en kısa zamanda bu olaylar son bulur. Diyarbakır yaşanan olaylar sebebiyle 15-18 yıl geriye giderek kaybettiklerini yeniden kazanır. Eski refah günlerimize kavuşur inşallah

KELEŞ: “HALKINA DEVLETİNE GÜVENMESİ GEREKTİĞİNİ GÖRDÜ”

Hatice Keleş: Eski Türkiye ile yeni Türkiye farkını yorumlardan anlayabiliyoruz. Eskiden devletin içindeki devletin yaptığı kötülüklerden ötürü insanlar karakol ve askere polise güvenmiyor istemiyordu onun için PKK’ya yakınlaşmış onların neye hizmet etmek için kurulduğunu anlayamıyordu. Artık eski devlet değil. Çok şükür millette bunun farkında ve artık devletine güvenmesi gerektiğini ve devletin artık gerçekten halkının yanında olduğunu gördüler. Onun için emniyetin daha sıklaştırılması gerektiğini savunuyorlar artık güvenilmemesi gereken noktanın örgüt olduğunu biliyorlar. Çok şükür daha da insanlar bilinçlenecek ve halk onlara gereken dersi verece.”

YAĞIZ: “BİSMİL’İN EN İŞLEK CADDESİ BELLİ BİR SAATTEN SONRA KAPATILIYOR!”

Muhammed Said Yağız: Bismil’de oturuyorum. Bismil’de günlük hayatı zorlaştıran herhangi bir tedbir yoktu. Şehirlerde bomba yüklü araçlar patlatılınca Emniyet ve Hükümet Konağı’nın bulunduğu Bismil’in en işlek caddesi gece belli bir saatten sonra kapatılmaya başlandı. Geçen Midyat’ta gündüz 10.00’da çarşının göbeğinde bomba patlatılınca bahsettiğim bu cadde tamamen trafiğe kapatıldı. Şimdi ulaşım ara sokaklardan sağlanıyor.

YAKŞİ: “TÜRKİYE’NİN EN GÜVENLİ YERİ SUR!”

Zülküf Yakşi: Şuan itibariyle Türkiye’nin en güvenli yeri zannımca Sur. Neden derseniz bir yıl önce gazi caddesindeki herhangi bir bankadan para çekmeye giderken insanımız ürkek ve tedirgin giderdi. Şuan torbayla para elinde olsa korkmuyorsun. Bunun altında yatan elbette alınan sıkı güvenlik önlemleridir. Madalyonun diğer tarafından baktığında araç kontrolü kimlik sorgulaması ve benzeri tedbirlerden dolayı işi aksayan müşterisini kaybeden pazar daralması yaşayan esnaf ve tüccarın sıkıntısı elbette göz ardı edilemez. Güvenlik önlemleri mutlaka alınmalı bunun yanında vergi veren üretim yapan esnaf ve tüccarın bu ürün ve hizmeti paraya çeviren müşterinin güvenlik tedbirleri gerekçesiyle anasından doğduğuna pişman edilmemesi gerekir. Bu nasıl başarılacak diye sorarsanız bunun cevabı bende değil idari ve mülki amirlerdedir zira kudretli ama müşfik olup vatandaşını kazanamayan devlet ceberrut ve zalim olup vatandaşını kaybetmeye mahkumdur.Ben inanıyorum ki hepimizin arzu ve temennisi bizleri kazanan bir devlet anlayışı ve politikasıdır.

İmam Şeker:  Bence olmalıdır. Kaldı ki memur arkadaşlar çokta kibar davranıyorlar .güvenlik önemlidir.

EKER: “ENDİŞELİYİZ, GÜVENLİK ÖNLEMLERİ SÜRMELİ”

Aziz Eker: yaşanan çatışmalı sürecin şiddeti ve geriye bıraktıkları, sokaktaki abartılı güvenlik önlemlerinin aynasıdır. Bu güvenlik önlemleri aslında olaylar başlamadan önce bile herkesçe abartılacağı biliniyordu. Bugün sokağa çıktığımızda, her an bir yerlerde bomba patlayacağı, çatışma yaşanacağı endişesiyle yaşıyoruz. Biz bu bölgenin vatandaşı olarak eğer bu düşünceyle adım atıyorsak, güvenlik güçleri elbette ki güvenlik önlemlerini arttırıp rahatsız edecek seviyede abartacaktır. Yapılan saldırılar sadece güvenlik güçlerine karşı değil, aynı zamanda sivilleri de tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda güvenlik tedbirleri daha üst seviyelere çıkacaktır”

(Sait BAYRAM’ın Özel Haberi)

206 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika