...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12818 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Rektör adayı Keleş: “Gelin hain planlara son verelim”

06 Haziran 2016 - 2.369 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Rektör adayı Keleş: “Gelin hain planlara son verelim”

Ahmet Keles

Dicle Üniversitesi’nde yapılacak Rektör seçimleri için adaylığını açıklayan Prof. Dr. Ahmet Keleş, Bugün devletin resmi olarak “Terör Örgütü” ilan ettiği malum “Paralel Yapının” kalesi haline gelen Dicle Üniversitesi’nin mevcut yönetim sayesinde özellikle son yıllarda adı her türlü olumsuzluklar ve kötülüklerle anılır olduğunu belirterek, Kapalı kapılar ardında hain planların kurulup uygulamaya konulmayacağı güzel Diyarbakır’ın tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine uygun bir üniversite yönetiminde buluşmak dileğinde bulundu.

Temmuz ayında düzenlenecek olan Dicle Üniversitesi Rektörlük seçimleri için adaylar basın mensuplarının karşısına çıkmaya başladı. 2012 yılında yapılan seçimlerde yeniden aday olan Prof. Dr. Ahmet Keleş’te bugün odasında düzenlediği basın toplantısı ile hem adaylığını açıkladı hem de mevcut yönetime göndermede bulundu.

YAPILMADIK HUKUKSUZLUK KALMADI

İki dönem Dicle Üniversitesini yöneten Sayın Rektör Jale Saraç ve değişmez ekibinin üniversitede, tüm geçmişinde görülmeyen bir kadrolaşma gerçekleştirdiğini ifade eden Keleş, “Üniversitemiz bu yönetim sürecinde tarihinde hiç olmadığı ölçüde ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kaldı. Kadrolaşma uğruna yapılmadık hukuksuzluk kalmadı. Özellikle de yönetim ikinci döneminde inanılmaz derecede mağrurlaşırken üniversitemizin “ötekileşmiş” mensupları da aynı ölçüde mağdurlaştılar. Belli bir zihniyete/aidiyete mensup olanlar üniversitenin her türlü imkânlarından sınırsız bir şekilde yararlanırken ötekileştirdikleri personellerimiz ise her türlü mağduriyete ve mahrumiyete maruz kaldılar. Hemen her vesileyle soruşturmaya uğrayan ve sonuçta ya “istifa” ya da “emeklilik” seçeneklerinden birine zorlanan üniversitemize yıllarını vermiş değerli hocalarımız “gözyaşlarıyla” üniversitemizi terk etmek zorunda kaldılar.

YA BİZDEN OLACAK VEYA YOK OLACAK!

Tabii yönetim bu gözyaşlarını görmediği gibi adeta def çalıp oynarcasına boşalan kadrolara kendi zihniyetlerinden elemanları liyakatsizliklerine, ehliyetsizliklerine ve yetersizliklerine bakmaksızın atadılar. Sekiz yıldır şahit olduğumuz (maalesef), daha doğru bir ifadeyle maruz kaldığımız bu durumu bir cümle ile şu şekilde ifade edebilirim: “Ya bizden olacak veya yok olacak!” diye konuştu.

PARALEL YAPININ KALESİ: D.Ü.

Rektör adayı Keleş, Bugün devletin resmi olarak “Terör Örgütü” ilan ettiği malum “Paralel Yapının” kalesi haline gelen üniversitenin mevcut yönetim sayesinde özellikle son yıllarda adı her türlü olumsuzluklar ve kötülüklerle anılır olduğuna işaret ederek, “Gün geçmedi ki üniversitemiz mensuplarının başını önüne eğdirecek bir haberle gündeme gelmiş olmasın. Ne biz mensuplar, ne Diyarbakır ne de bölge bunu hak etmektedir. Bizi hep olumsuz haberlerle Türkiye kamuoyuna reklam eden yönetimi kınıyorum ve en kısa sürede yerle bir edilen üniversitemizin ve şehrimizin itibarını/itibarımızı sağlamayı vaat ediyorum. Bu olumsuzluğa fiilen neden olan ve bunu bilinçli olarak devlet ve millet aleyhine bir faaliyet olarak yapanların da hukuki çerçevede hak ettikleri karşılıkları göreceklerini sizin vesilenizle değerli Diyarbakır kamuoyuna ilan ediyorum. Bu ilanım asla “rövanşist” bir kindarlık içermemektedir. Biz zaten bugüne kadar her ne çekmiş isek yeni gelen yönetimin rövanşist tavrından çektik. Ben ve oluşturacağım yönetim ekibimle üniversiteyi bu azaptan kurtarmayı ve gerçek bir huzur ortamına kavuşturmayı vaat ediyoruz” şeklinde konuştu.

ÜNİVERSİTE ŞEHİR DİYALOGUNU SAĞLAYACAĞIM!

2012 yılında rektör adayı iken hem Diyarbakır kamuoyuna hem de üniversite mensuplarına vaat ettiği her sözünün arkasında olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Keleş, “O yıl ki yerel televizyonlarda yaptığım konuşmalar halen sosyal medyada mevcuttur, izlenebilir. Neredeyse “yok” hale gelmiş üniversite –şehir diyalogunu en azami düzeye getireceğiz ve üniversitemiz sahip olduğu her şeyi şehrimiz başta olmak üzere tüm bölgeyle paylaşacaktır. Öğrencilerimizin de şikâyet ettiği eğitim kalitesindeki son sekiz yıldaki hızlı düşüş telafi edilecek ve eğitim-öğretim kalitemiz yükseltilecektir. Kampus alanında eksikliği hem öğrencilerimiz hem de mensuplarımızca hissedilen “sosyal yaşam alanları” başta olmak üzere diğer tüm ihtiyaçlar imkân ölçüsünde hızla giderilecektir. Şehrimizin; tarih, kültür, ticaret, sanayi ve eğitim-öğretim faaliyetleri gibi hemen her alanda yanında olacağız ve katkılarımızla mevcut seviyeyi daha üst düzeylere çıkaracağız” dedi.

SARAÇ VE EKİBİ 8 YILDA 8 KELİME DAHİ SÖYLEYEMİYORLAR

Keleş, Dicle Üniversitesinin güzide öğretim üyeleri Temmuz ayında yapılacak seçimde geçmişin de tecrübeleriyle hareket ederek üniversite için en doğru kararı vereceklerine işaret ederek, “Özellikle son sekiz yıllık Prof. Dr. Jale Saraç yönetimine karşı kimin muhalefet ettiğini, yapılan yanlışlıklara ve illegal yapılanmaya kimin karşı durarak mücadele ettiğini, kimin cesurca üniversitemizin bu kötü gidişine isyan ettiğini, bu kabul edilemez durumu hem de Türkiye genelinde kimin dile getirdiğini çok iyi bilmektedirler. Ayrıca kimlerin de bu sekiz yılda yönetimle ilgili “sekiz kelime” söylemediklerini, sadece söylememek değil birlikte hareket edip yönetimin vebaline ortak olduklarını, hatta son birkaç yıldır yönetimi koruma ve kollama görevine soyunduklarını, yönetime ve ekibine gelebilecek zararlara göğüs gerdiklerini çok iyi bilmektedirler.  Ve elbette bu bilinenler adayların alacağı oya yansıyacaktır ve naçizane ben de en büyük desteği değerli meslektaşlarımdan göreceğime inanıyorum” şeklinde konuştu.

D.Ü.’DE HAİN PLANLARA SON VERELİM!

Hiçbir aidiyeti ve mensubiyeti bulunmayan, sadece akademik ve demokrat kimliği olan bir akademisyen olarak üniversitenin muhtaç olduğu bütünleştirici ve kucaklayıcı yönetimi gerçekleştireceğine inandığına ifade eden Keleş, sözlerini şöyle tamamladı:

“2016 Ağustos ayı itibariyle üniversitemizin makûs talihi değişecek ve üniversitemiz fabrika ayarlarına dönerek asli misyonunu ifa edecektir. Liyakat ve ehliyetin esas olacağı, kimsenin ötekileşmeyip özgürce görevini yerine getireceği, huzurlu bir ortamda eğitim-öğretim yapabileceği kimsenin özlük hakları için kaygı duymayacağı, kapalı kapılar ardında hain planların kurulup uygulamaya konulmayacağı güzel Diyarbakır’ımızın tarihine, kültürüne ve manevi değerlerine uygun bir üniversite yönetiminde buluşmak dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum”

(Sait BAYRAM’ın Haberi)

676 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika