Dolar : Alış : 3.5829 / Satış : 3.5893
Euro : Alış : 3.9001 / Satış : 3.9071
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir21°CAçık

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Rozerin Çukur toprağa verildi

07 Haziran 2016 - 1.182 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Rozerin Çukur toprağa verildi

dyb-07-06-16-rozerin-cukur-ugurlandi-1

Diyarbakır’ın Sur İlçesinde yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Rozerin Çukur’un (17) cenazesi ailesi tarafından, 5 ay sonra DNA eşleşmesi sonucu Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alındı. Rozerin’in gelinliğe sarılı tabutu defnedilmek üzere, Dicle ilçesinin Heridan köyüne götürüldü. Gelinliğe sarılı tabutu, kadınların omuzlarında köyünün karşısına getirilen Rozerin’in burada dini vecibeleri yerine getirildi. Sonrasında ise kadınların omuzlarında mezarlığa götürüldü. Cenaze, 5 ay önce kazılan mezara dualar eşliğinde defnedildi. Rozerin’in mezar taşına ise fotoğrafı ile Sur’un kadrajlarına taşıdığı fotoğraf makinesi bırakıldı.

MEZAR BAŞINDA AĞITLAR YAKTI

Hafızalarda kızının cenazesinin verilmesi için açlık grevi yaptığı dönemde dile getirdiği “Bir anne kızını toprağa vereceği günü bekler mi? Ama ben bekliyorum. Kızımın cenazesini alıp toprağa vermek istiyorum” sözleriyle kazınan anne Fahriye Çukur, kızının defnedilmesi ardından sarıldığı mezarında ağıt yaktı. 5 ay boyunca gözyaşlarını Sur sokaklarına akıtan anne Fahriye, kızı Rozerin’in puşisini mezar taşına bağlayarak, mezara fideler dikti. Törende konuşan MEYADER Eşbaşkanı Ayşe Dicle ise, Rozerin’i 5 ay aradan sonra toprakla buluşturduğunu belirterek, onun bölgede barışın simgesi olduğunu söyledi. Devletin savaş kurallarını çiğneğini savunan Dicle, yaralı ve cenazelerin alınmasına engel olunduğunu ileri sürdü.

DEMİREL: SAVCI SUÇ İŞLEDİ

HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel de Rozerin’in Dicle dağlarında özgürlük mücadelesine sevdalandığını ve Sur direnişi ile bölgede ve dünya tarihine adını altın harfler ile yazdığını dile getirdi. Demirel, “Rozerin kalemini ve defterini alarak Sur direnişine katıldı. Rozerin’in direnişi ile devam eden özyönetim direnişi karşısında AKP hükümetinin yürüttüğü kirli savaş ile meşrutiyeti kalmadı” dedi. Rozerin Çukur’un kimliğinin Ramazan Öğüt ile birlikte tespit edilmesine rağmen açıklanmamasıyla Diyarbakır savcısının suç işlediğini iddia eden Demirel, uygulamanın devletin bilinçli politikasını olduğunu ve Diyarbakır savcısı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

“İLK KEZ BABA OLMUŞ GİBİ SEVİNİYORUM”

Aylarca çocuğunun ve arkadaşlarının cenazelerinin verilmesi için mücadele veren baba Mustafa Çukur da Sur’da hayatını kaybedenlerin ailelerine, basın emekçilerine, HDP’li milletvekillerine kendilerini yalnız bırakmadıkları için teşekkür etti. Baba Mustafa Çukur,  “Bizi öyle yaptılar ki; ilk kez çocuk sahibi olmuş bir baba gibi çocuğunun cenazesi alırken sevindirdiler.  Sadece Rozerin değildi, bütün 13 aile cenazemizi direne direne aldık. Sur’dan 80 cenaze çıktı. 80’e yakın cenazeden 20-25’i sahipsiz. Artık bizi devlet öyle bir hale getirdi ki, babalar bu duyguyu iyi bilirler. İlk çocuk sahibi olmuş gibi nasıl bir duygudalarsa şuan ki duygularım böyle. Çocuğumu kaybettim, aylardır bütün ailelerin acısını yaşıyorum. Tam 5 ay oldu. DNA örneği kesinleşti deyince sanki çocuğumun canlısına kavuşmuş gibi oldum. Cenazemi defnediyorum ama sanki çocuğuma yeni kavuşmuş gibiyim. Acı değil bunlar sevinç göz yaşlarım” diye anlatıyor.

“ÜNİFORMASI KALEMİ VE DEFTERİ İLE SUR’A GİRDİ”

Mustafa Çukur, “Devlet her şeyi biliyor ama bir şey unuttu. Devletin unuttuğu, ailelerin diz çökmediğidir” ifadelerini kullandı. Rozerin’in 90’lı yıllarda bombalanan Heridan köyünün talan edilmesine şahit olması ardından yüreğinde kocaman bir özgürlük sevdası büyüttüğünü” ifade eden baba Çukur, “Rozerin’in ruhuna direniş kıvılcımı o dönemlerde işledi. Bugün o kıvılcım tarihi direniş oldu. Rozerin, Sur’a girdiği zaman silahlı direnişçi olarak girmedi. Okul üniforması, kalemi ve defteri ile Sur’a girdi. Amacı devletin katili ile savaşmak değildi. Kendi gücü neye yetti ise onu yapmaya çalıştı” diye konuştu.

“ONURSUZLUĞU KABUL ETMEDİLER”

Çukur, “Kürt halkına onursuzluk dayatıldı. Gençlerimiz bu günleri çok öncesinden görüyordu ve direnişe karar verdiler. Ancak halkımız bu gençlerin direnişine ortak olmadı. Direnişe ortak olunması noktasında defalarca çağrılar yapıldı. Çocuklarımızın katledilmesinde her ne kadar devlet suçlu ise, halkımıza olan sitemimiz de bir o kadar haklıdır. Çocuklarımız ölümü görüp, Sur’a direnmeye gittiler. Çocuklarımız Kürt halkının onuru için direndiler, dayatılan onursuzluğu kabul etmediler” şeklinde konuştu. Rozerin’in vasiyeti üzerine üzerinde fotoğrafının bulunduğu ajandasını mezarına bırakan baba Çukur, mezarlığı ziyaret edenlerin duygularını yazmasını istedi.

“YAŞAMAYA DAİR” ŞİİRİ OKUNDU

Konuşmalar ardından o dönem kendisinin de eğitim gördüğü Diyarbakır’daki Eğitim Destek Evleri’nin dönem sonu eğlencesine katılan Rozerin, isminin anons edilmesiyle alkışlar arasında çıktığı sahnede seslendirdiği, Nazım Hikmet’e ait “Yaşamaya Dair” şiirinin bir kıtası, Rozerin’in mezarı başında kardeşi Murat Çukur tarafından okundu. Şiirin okunmasının ardından cenaze törenine katılan yurttaşlar, aileye başsağlığı dileğinde bulundu. Rozerin için Temiran Yas Evi’nde taziye kurulacak.

384 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika