Dolar : Alış : 3.8872 / Satış : 3.8942
Euro : Alış : 4.5770 / Satış : 4.5853
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir13°CSağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13749 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Sur’da ne ezan ne de çan sesi kaldı”

16 Şubat 2016 - 557 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Sur’da ne ezan ne de çan sesi kaldı”

78 gündür sokağa çıkma yasağı uygulanan UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine aldığı Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde, yaşanan çatışmalar ilçede yaşayan insanlar gibi tarihi yapıları da olumsuz etkiliyor. İlçede yaşanan çatışmalar sonucu bugüne kadar pek çok tarihi yapı tahrip edildi. Tarihi Kurşunlu Cami, Paşa Hamamı, Haci Hamit Cami bunlar tahrip edilen tarihi yapılar arasındaki en önemli eserler oldu. Bu eserlere son günlerde sosyal medya üzerinden paylaşılan fotoğraf ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla Ortadoğu’nun en büyük Ermeni Kilisesi olma niteliğine sahip olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi eklendi.

97 YIL SONRA İBADETE AÇILMIŞTI

97 yıllık terk edilmişlikten sonra restore edilen Kilise, 2012 tarihinde Türkiye, Avrupa ve ABD’de çok sayıda Ermeni’nin katıldığı ve Türkiye Ermenileri Patrikliği Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın yönettiği ayinle ibadete açıldı. Ancak Kilise’nin duvarlarının tahrip edilerek içerisine girildiği yönünde ulaşılan bilgilerin yanı sıra ‘bozkurt’ işareti yaparken görülen bir özel hareket timi, 11 Şubat’ta kiliseden çekilmiş bir fotoğrafını “Sultan Alparslan’ın torunları kilisedeki küfarları (Kafir, Müslüman olmayan) imana getiriyor” diye yazarak paylaştı.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL İŞLİYORDU”

Tahrip edildiği belirtilen Kilise Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Gafur Türkay, Ermeni, Keldani, Suryani, Kürtler, Türkler, Arapların bir arada yaşadığı Sur’daki çatışmaları değerlendirdi. Sur’un 5 bin yıldır bütün kültürlerin bir arada yaşamlarına devam ettiği bir alan olduğunu dile getiren Türkay, kimi zaman sıkıntıların yaşandığı dönemler olsa da Barış Süreci ile beraber her şeyin çok güzel işlediğini ifade etti.

“SUR’DA ÇAN SESİ DE EZAN SESİ DE SUSTU”

Ancak yasak ve çatışmaların başlamasıyla beraber çan ve ezan seslerinin sustuğuna işaret eden Türkay, yaşananlar nedeniyle cami ve kiliselere girilip ibadet yapılamadığını söyledi. Türkay, “Bu tür durumlarda eminim hangi dine mensup olursa insanlar yaptıkları ibadetlerden ne keyif alır ne de bir anlam yükleyebilir ibadetlerine. Birçok insan da ibadet yapamıyor. Sur’daki ne bir kilise ne de camiye girilebiliyor. Kurşunlu Cami’yi yerle bir ettiler. Kurşunlu Cami’yi tekrar yapabilir de ama o ruhu katamazlar o tınıyı yakalayamazlar. Dört Ayaklı Minare yapsanız da sanki çölde yapılmış bir ağaç gibi olur” şeklinde konuştu.

“BÜYÜK BİR ÖZLEM GİDERİLMİŞTİ”

Bu sözleri sarf eden Türkay’a kiliselerinde çekilmiş bozkurt işaretli fotoğrafı sorduğumuzda ise önce derin bir iç çekiyor. Türkay, bu tablo karşısında tarif edilemeyecek büyük bir üzüntü duyduklarını ifade etti. Hemen ardından da büyük bir heyecanla kilisenin 2012’de büyük emekler sonucunda nasıl yeniden açıldığını anlatan Türkay, “Kiliseyi açtığımızda birçok Ermeni gelmişti. Gelen Ermeniler, baba ve dedelerinin o kilisede yaptığı vaftiz yaptıklarını söyleyip ağladıklarını gördük. Bize diyorlardı ‘Annem burada vaftiz oldu. Kardeşim burada vaftiz olmuş. Dedemin cenazesi bu kilisede kalkmış’ deniliyordu. Ermenilerin eskiye dayalı duygular canlanıp büyük bir özlem giderilmişti. Bu kadar uzun süreden sonra bin bir emekle Surp Giragos Ermeni Kilisesi yapıldı. Onun tekrar işlevsiz hale gelmesi, kullanılamaz hale gelmesi ciddi bir çöküntü moral bozukluğu, hayal kırıklığını da beraberinde getiriyor” dedi.

 “KİLİSEYE BİR ŞEY OLDU MU ACABA?”

Sözlerinin devamında 100 yıl önce bu ülkede Ermeni Soykırımı’nın yapıldığını ve bir halkın yok edildiğini iddia eden Türkay, bugün de onlardan kalan küçük bir yaşam alanında, yüz yıl sonra yeniden birleşen yaşamların yeniden kesintiye uğratıldığını savundu. Kilise’ye dair her gün diken üstünde olduklarını anlatan Türkay, yaşadıkları bu kaygı ve korkuyu ise şu sözlerle anlattı: “Her gün acaba kiliseye bir şey oldu mu? O güzelim mekanı yıkacaklar mı? Hep kaygılarla yaşıyoruz. Bir haber de alamıyoruz. Devlet yetkilileriyle görüştük. Hiçbir bilgi alamadık. Yasak diye bilgi de vermiyorlar.”

“ERMENİ CEMAATİ TEDİRGİN”

Türkay, kilisenin yıkık görüntülerinin yayınlanması üzerine Türkiye’nin diğer kentlerinde yaşayanlar kadar Avrupa ve Amerika’da yaşayan Ermenilerin de sürekli kendilerini aradığını ve kilise hakkında bilgi almaya çalıştığını paylaştı.

Gafur Türkay

320 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika