Liseli ifşa
Dolar : Alış : 3.6256 / Satış : 3.6322
Euro : Alış : 3.9140 / Satış : 3.9211
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir16°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12332 İçerik Bulunuyor.

“Süreç devreye girsin”

22 Ağustos 2016 - 412 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»“Süreç devreye girsin”

8-9 MANŞET (1)

Diyarbakır’da faaliyet gösteren Sivil Toplum Örgütü temsilcileri artan olaylara tepki göstererek, yapılan saldırıları sert bir dille kınadı. Çözüm sürecinin yeniden devreye sokulması gerektiğini vurgulayan STÖ’ler, yaşananlardan dolayı kaygılarının gün geçtikçe arttığını kaydetti

Son zamanlarda tırmanan olaylara Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Sivil Toplum Örgütleri tepki gösterdi. Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Diyarbakır İl Başkanı Aydın Altaç, son günlerde artan terör olaylarının milleti derin üzüntüye boğduğunu söyledi. Altaç, böyle haince saldırılardan medet bekleyenlerin, sonuç alacaklarını umanların gaflet içerisinde olduğunu dile getirdi.

“MUVAFFAK OLAMAYACAKLARDIR”
Altaç, bu vatan hainlerinin hedeflerine hiç bir zaman ulaşmakta muvaffak olamayacaklarını söyledi. Altaç, “Saldırıyı gerçekleştiren hainler bilmelidir ki tarihini kahramanlık destanlarıyla yazmış, bağımsızlığını kahramanca mücadele veren, bu uğurda gözünü bile kırpmadan canını veren bir milletiz.15 Temmuz bunun en büyük örneğidir. Hiçbir kalleş saldırı, hiçbir hain pusu milletimizi beraber yaşama kararlığından, bölünmez bütünlüğünden döndüremeyecektir. Unutulmamalıdır ki, terörden beslenenler yine terörün döktüğü kanlarda boğulacaktır. Ülkede uzun bir aradan sonra hem siyasette hem de toplumsal yaşamda oluşan uyum ve barış ortamını yok etmeyi hedefleyen son Gaziantep saldırısı 15 Temmuz ruhunu daha da kuvvetlendirecektir. Buna olan inancımız tamdır. Bizleri tarifsiz acılar yaşatan bu hain saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyorum. Gaziantep şehitlerini rahmetle anıyor, kederli ailelerine sabır diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.

“KAYGILARIMIZ GİDEREK ARTIYOR”
Güneydoğu Girişimci İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tanzer Polat Yılmaz, tırmanışa geçen şiddet olayları, yitirilen yaşamlar ve bu gelişmelerin etkilediği yüz binlerce yurttaş adına sivil toplum olarak duydukları üzüntü ve kaygının gün geçtikçe arttığını söyledi. Yılmaz, “Gaziantep’te meydana gelen vahşet hiçbir ideolojiyle açıklanamayacak derecede soysuz, iğrenç bir saldırıdır. Tamamen sivil insanların bulunduğu bir düğün törenini hedef alabilecek kadar gözü dönmüş canilerin en kısa sürede adalete teslim edilmelerini umut ediyor, bekliyoruz. Toplumsal barışa kast eden bu girişimleri lanetlemekle birlikte, iç huzurun tekrar tesisi adına yürütülecek tüm süreçlerin takipçisi olma kararlılığımızı ifade etmek isteriz. FETÖ örgütünce planlanan darbe girişimine şanlı bir mücadeleyle karşı koyan toplumsal iradenin, kolektif yaşamı tehdit eden tüm faktörlerin ortadan kaldırılması adına da hakim kılınması gerektiğini düşünüyor, böylesi bir yaklaşımın geleceğimiz için hayati öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda siyasal iradenin, ülkenin her anlamda önünü açacak girişimlere hız vermesi ve bu çalışmaların başta sivil toplum olmak üzere tüm kesimlerce desteklenmesi gerektiğini belirtmek isteriz. Diyarbakır, Van, Elazığ, Gaziantep ve son olarak da Şanlıurfa’da meydana gelen menfur saldırılarda hayatını kaybeden şehitlerimiz ve sivil vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyor” diye konuştu.

“KATLİAMLARI LANETLİYORUZ”
İnsan Hakları Cemiyeti Genel merkezi de yaptığı açıklamada terör olaylarını kınadı. Merkezi Diyarbakır’da bulunan İnsan Hakları Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, bombalı katliamlar lanetlendi. Açıklamada, “20 Ağustos 2016’da Gaziantep’te düğün yerinde yapılan bombalı saldırı sonucunda 51 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi de yaralanmıştır. Halkımıza yönelik planlı bir katliam olan bu saldırı doğrudan kastla işlenmiş olup toplumsal bütünlüğümüz ve huzurumuz hedef alınmış, değerlerimiz ölçüsüzce çiğnenmiştir. Saldırıyı planlayan ve icra edenlerin amaç ve gerekçeleri ne olursa olsun katiller kınanmalı ve lanetlenmelidir. Kaynağı ve faili ayırt edilmeden zulmün karşısında olmayı ilke edinen cemiyetimiz, bu vahşi katliamı gerçekleştirenleri lanetlemektedir. Şiddeti yegane yol ve yöntem olarak kullanarak hareket edenlerin toplum tarafından mahkum edileceği açıkken son zamanlarda peş peşe gerçekleştirilen bombalı saldırıların görünürdeki failleri farklı olsa da aynı hastalıklı ruh halinin tezahürü olduğu açıktır. Sağduyulu kamuoyu ve halkımız, bu saldırıyı gerçekleştirenleri ve bundan nemalanmaya çalışanları yaşanmış acı tecrübeler ile çok iyi bilmektedir. Oluşan kaos ortamından yeni bir çatışma ve husumet devşirme hevesinde olanların da aynı sinsi planın bir parçası oldukları bilinmelidir. Menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz” denildi.

“TÜRKİYE TARİHİNİN EN BARBAR SALDIRILARINDAN BİRİ”
Güneydoğu Genç İşadamları Derneği Başkanı Hakan Akbal ise 21 Ağustos Cumartesi günü Türkiye tarihinin en barbar saldırılarından birinin gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:
“29’u çocuk olmak üzere 53 vatandaşımız yaşamını yitirirken, 69 kişi de yaralandı. Özellikle son bir ay içerisinde ülkemiz, bombalı saldırıların sıradanlaştığı tipik bir Ortadoğu ülkesine dönüştü. Muhalefetin desteğine, hükümetin çabalarına rağmen terörle bağımızı tam olarak kesebilmiş değiliz. Bu konuda daha kararlı, daha net ve daha samimi olmak zorundayız. Bugün Gaziantep’te IŞİD’in kontrolü altında olan mahalleler varsa, teröre karşı samimiyetimizin sorgulanması kaçınılmaz olur. Şüphesiz hükümetimizin IŞİD’le mücadele konusunda kararlı bir politikası var ancak 15 Temmuz darbe girişiminde görüldüğü gibi devlet içerisinde farklı görüşlere sahip katmanlı ve karanlık ilişkiler de var. Ne yazık ki IŞİD konusundaki ikircikli politika, özellikle devlet içerisindeki paralel yapılanma benzeri karanlık odakların kirli politikalarına zemin oluşturmaktadır. IŞİD konusunda devletimizin ikircikli tutumu, IŞİD’in henüz açık bir şekilde terör örgütü olarak ilan edilmemesinden de anlaşılmaktadır.”

“IŞİD KANUNİ OLARAK TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN EDİLMELİ”
Bugünlerde FETÖ’ye destek veren işadamlarının mal varlıkları konusunda hükümetin kararlı tasarrufunu izlediklerini ve desteklediklerini anlatan Akbal, şu ifadelerde bulundu:
“Aynı kararlılığın en azından Bakanlar Kurulu kararında belirtildiği gibi IŞİD’e yönelik olarak da başlatılmasını bekliyoruz. IŞİD’in, hükümetimizin her düzeyinde, karanlık bir terör örgütü olarak nitelendirilmesine rağmen, ne yazık ki bu konuda açık bir kanun hükmü olmaması samimiyetimizin sorgulanmasına yol açmaktadır. Türkiye’nin IŞİD’i bir terör örgütü olarak görmesine rağmen bunu yasal olarak tescillememesi yukarıda sözünü ettiğimiz ‘ikircikli tavrın’ bir yansımasıdır. Ülkemizi açıkça bir savaş alanına dönüştürmek isteyen bu örgütün derhal, sözde değil, kanuni olarak terör örgütü ilan edilmesi gerekmektedir. IŞİD konusundaki kararsızlık ülkemizin iç savaşa girmesine davetiye çıkartır. Ülkemizde iç savaşa, etnik kargaşaya zemin hazırlayacak her türlü davranıştan uzak durmak zorundayız. Ne yazık ki bazı basın ve yayın organlarında cumartesi günü yaşadığımız barbarca saldırı, 21 Ağustos 2012 tarihindeki saldırı ile ilişkilendirilerek verildi. Bazı basın organlarının tamamen art niyetli olduğuna inandığımız bu tavrını kınıyoruz. Barbarlığı sebep-sonuç ilişkilerine bağlı olarak bir anlamda aklama çabaları, saldırının bir misilleme olduğuna dair bir algı çalışması yapmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Ölen her bir insanı, tartışmasız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görmeliyiz. Vicdanımız da, aklımız da, inancımız da böyle emreder. Öleni, etnik kökenine, inancına, diline göre tasnif ettiğimiz anda, aslında iç savaşın fitilini ateşlediğimiz bilmek zorundayız. Ülkemizdeki her bir birey kendi içerisinde birlik bütünlük oluşturduğu müddetçe, bizleri ayrıştırma çabaları sonuçsuz kalacaktır. Son saldırılar, ülkemiz üzerine açıkça bir oyun oynandığını gösteriyor. Ne yazık ki yapılan saldırılar, sıradanlaştırılarak ülkemiz bir anlamda Suriye ve Irak’ta yaşananlara eşdeğer bir kargaşa içine atılmak isteniyor. Özellikle Gaziantep’te yaşanan barbarlık, ülkemiz için bir iç savaş provası niteliğindedir. Bu nedenle toplumun bütün dinamiklerinin, arkasında bir üst aklın olduğu açıkça görülen böylesi bir kargaşa ortamına girmemek için çaba harcaması gerekir.”

“ÇOK BÜYÜK BİR ACI”
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar da, önceki gün Gaziantep’te düzenlenen bombalı saldırı olayını kınadı.  DTSO Başkanı Sayar, Gaziantep’teki bombalı saldırı olayının çok büyük bir acı olduğunu söyledi. İnsanların en mutlu gününde bomba patlatanlar için söylenecek sözcük bulamadığını kaydeden Sayar, “Açık ve net ki içeriden dışarıdan ülkeyi iç savaşa götürme girişimi var. Bir iki gündür çözüm süreci için olumlu sinyallerin, açıklamaların olduğu bir döneme de denk gelmesi tesadüf değil. Bu girişimi yapanların ülkede barış istemedikleri ortada. Burada başta siyaset kurumları olmak üzere toplumun tüm kesimleri dikkat etmek durumunda. Ancak en çok iktidar ve muhalefeti ile siyasi partilere sorumluluk düşüyor. Tamamıyla birbiri gibi düşünmeleri beklenemez ancak insanlarımızın ve ülkenin geleceği için içinde bulunduğumuz kritik dönemi göz önünde bulundurarak ortak paydalarda hep beraber, kimseyi dışarıda tutmadan bir arada olmaları, diyalog geliştirmeleri gerekiyor. Bu saldırılara iç savaşa sürükleme girişimine verilecek cevap tüm farklılıklarımızla kenetlenmektir. Ülkeyi iç savaşa götürme girişimine karşı panzehir, çözüm sürecinin başlatılması olacaktır. Çözüm süreci mutlaka başlamalıdır. Hepimizin başı sağ olsun. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelere sabır diliyorum” dedi.

408 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika