Dolar : Alış : 3.5213 / Satış : 3.5276
Euro : Alış : 4.1333 / Satış : 4.1408
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir39°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13065 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Turkay: “1915 zihniyeti Sur’da vücut buldu”

23 Nisan 2016 - 811 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Turkay: “1915 zihniyeti Sur’da vücut buldu”

Gafur Türkay

Bölgenin en büyük Ermeni ailesinden biri olan Axçik Ailesi’nden olan Gafur Türkay’ın tüm ailesi 1915 yılında katledilir ve geriye 3 erkek çocuğu kalır. 3 kardeşten biri Suriye’ye ulaşmayı başarırken, orada Hıristiyan kimliği ile yaşama şansı bulur ancak Türkay’ın dedesinin de arasında bulunduğu 2 kardeş Batman’da kalır. Müslümanlaştırılan iki kardeş ve sonrasında gelen nesiller de bu şekilde kendi kültürlerinden kopuk bir şekilde yaşam şansı buluyor bu topraklarda.

“TOPLUMDA ÖTEKİ OLARAK YAŞADIK”

DİHA’dan Dicle Müftüoğlu’na açıklamalarda bulunan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) İnançlar Komisyonu Üyesi ve Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Gafur Türkay, küçüklüğünden bu yana Ermeni kimliğinin farkında olduğunu ancak toplumda her durumda öteki olarak yaşadıklarını söyledi. 30 yıldır Diyarbakır’da yaşayan öncesine Ermeniliğe dair hiçbir iz taşımadığını, çok fazla tarih okuması yaptığını ama asıl olarak Surla birlikte kimliğiyle buluşur. Sûr’da Sırp Giragos Ermeni Kilisesi etrafında örülmüş bir hayat ile karşılaşan Türkay, tarihte kilisenin bir dönem Sümerpark Fabrikası deposu olarak kullanıldığını, bir dönem Alman askerleri tarafından kullanıldığını ancak 1950 yılında da yeniden cemaatin başvurusuyla kilise olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.

KİLİSE ETRAFINDAN ŞEKİLLENEN BİR YAŞAM

Kilise’nin Ermeni halkı için çok şey ifade ettiğini, bir toplanma alanı olduğunu aktaran Türkay, “Ermeniler her şeylerini kilisede yaparlar bayramlarını kilisede kutlarlar, çocukları doğduğu zaman kilisede vaftiz ederler, çocuklarına düğün yaptıkları zaman kilisede yaparlar, düğünlerini cenaze olduğu zaman kiliseye kaldırılır. Toplumun bir sıkıntısı olduğu zaman herkes kilisede toplanır ve çözüm üretmeye çalışılır” dedi.  O kilisenin 2008 yılında yeniden vakıf yönetiminin oluşması ve restorasyonun yapılmasıyla birlikte binlerce insanın çekim merkezi olduğunu ve Ermeniler için bir çekim merkezi haline geldiğini anlatan Türkay, bu hareketlenmeyle birlikte ilçenin birçok mekanında yeniden bir toparlanma başladığını ve kültürel bir çekim noktası olduğunu belirtti.

İlçede başlayan kuşatmayla birlikte kilisedeki çan sesinin de kesildiğini anlatan Türkay, yaklaşık 6 aydır kentte hayatın bitirilmek istendiğine dikkat çekerek, 1915’te bu topraklarda yaşayan Ermeniler için büyük bir yıkımın yaşandığını, yapılarının tarihlerinin de yok edildiğini şimdi de aynı yıkımın yeniden yaşandığını anlattı.

1915’TEKİ ZİHNİYET TEKRAR VÜCUT BULDU

O dönemde Ermenilerin mallarına el konulduğunu hatırlatan Türkay, şöyle devam etti: “Bugün de baktığımız gibi 100 yıl sonra da aynı bu kadar tahribatla karşılaşılmıştır. 5-6 aydır Sûr’da yaşanan çatışmalar maalesef yıkımı da beraberinde getirmiştir. Talihsizlik olmuştur tabi o güzelim yaşam alanları tahrip olmuştur. Beş mahallede sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Ben kilisemi 5 aydır görmüyorum, ne olduğunu bilmiyorum. Çatışmalar duracak eski yaşantımıza döneceğiz beklentisinde iken ‘acele kamulaştırma’yla aynı 1915’teki zihniyetin bugün tekrar vücut bulduğunu görüyoruz” diye ifade etti.

YETKİLİLER ERMENİLERLE BİR ARAYA GELMEDİ

Bir ilçenin yüzde 82’sine el konulduğunu, yetkililerin kimsenin bu karardan zarar görmeyeceği yönünde açıklamalarına rağmen bu konuda bir netlik olmadığını belirten Türkay, kentteki kiliselere ne olacağını bilmediklerini söyledi ve ekledi: “Başbakan bütün STÖ’lerle bir araya geldi ama biz Ermenilerle bir araya gelmedi. Herhangi bir görüşme karşılıklı konuşma olmadı ne başbakan ne de bakanlarla. Diyarbakır’da yerelde herhangi bir temas yapamadık sadece bizim vakfın avukatları çalışmaları takip ettiğini biliyorum.” Benzer durumlara 100 yıllık bir geçmiş ile tecrübeli olduklarını vurgulayan Türkay, 1936’da çıkan beyannamede de benzer vurgular olduğunu ancak o zamandan bu yana birçok vakıf malının hala devletin elinde olduğunu kaydetti.

433 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika