Dolar : Alış : 3.6546 / Satış : 3.6612
Euro : Alış : 4.2989 / Satış : 4.3066
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13430 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Türkiye, Rojava’ya yönelik Vekâlet savaşı yürüttü “

11 Mayıs 2016 - 577 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Türkiye, Rojava’ya yönelik Vekâlet savaşı yürüttü “

fehmi tastekin

fehmi tastekin1

Diyarbakır Eczacılar Odası’nın daveti üzerine Diyarbakır’a gelen Yazar-Gazeteci Fehmi Taştekin, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik bir vekâlet savaşı yürüttüğüne işaret ederek, “Şimdi doğrudan obüs toplarıyla yapılan atışlarda gördüğünüz gibi doğrudan bir savaş da var. Ancak bu vekâlet savaşı şuana kadar başarılı olamadı” diye konuştu. IŞİD’ın sınırlarda kalıcı hale getiren baş sorumlunun Türkiye’deki Hükümet olduğunu vurgulayan Taştekin, “IŞİD’in temizlenmesinin önündeki engel maalesef Türkiye Hükümeti’dir” dedi.

Diyarbakır Eczacılar Odası’nın 14 Mayıs Eczacılar Haftası münasebetiyle düzenlendiği konferansa konuşmacı olarak katılan Ortadoğu uzmanı Gazeteci-Yazar Fehmi Taştekin, Suriye’deki iç savaşı ve PYD ve Türkiye’nin Suriye politikasını değerlendirdi.

SURİYE KRİZİ KOMŞUMUZUN KÜRTLER OLDUĞUNA İMKAN SAĞLADI

Suriye krizinin Türkiye’nin komşularının Kürtler olduğunu anlamasına imkan sağladığını ifade eden Taştekin, “Ve bize yeni bir komşu profili çıkardı. Suriye krizi bu profilde Kürtler, baş aktör ve siyasal olarak PYD, sivil bir güç olarak YPG ve YPJ bu işin aktörleri olarak karşımızda. Bir başka komşumuz daha oldu. Yakıcı bir güç olan IŞİD. Fırat hattı boyunca 2013’ten itibaren özellikle palazlanan, 2013’te ismini değiştirip Irak, Şam İslam Devleti olan Fırat hattında çok stratejik bir yapılanma ile Türkiye’ye 3 tane sınır kapısında komşu oldu. Bu sınır kapılarından bir tanesi Telaybat, YPG geçen yıl tekrar burayı geri aldı.

IŞİD’İN SINIRLARIMIZDA KALICI HALE GETİREN SORUMLU TÜRK HÜKÜMETİDİR

İki tane sınır kapısı ile İŞID ile komşuluğumuz maalesef devam ediyor. Bu komşuluğun çok kalıcı olduğunu sanmıyorum. Sonradan dışarıdan gelme aktörlerle, özellikle küresel cihatçı savaşçıların çok fazlasıyla belirgin bir şekilde belirleyici olduğu bir süreçte bu yeni komşunun edindiği kazanımların kalıcı olduğunu sanmıyorum. Burada kalıcı olmaların çok pratikle güncel nedenleri var. Maalesef IŞİD’ın sınırlarımızda kalıcı hale getiren baş sorumlu da Türkiye’de hükümettir. IŞİD’in temizlenmesinin önündeki engel maalesef Türkiye Hükümeti’dir” şeklinde konuştu.

PYD GASP EDİLMİŞ BİR YAPI DEĞİL!

Taştekin, 2012 Temmuz’undan itibaren Kürtlerin burada kontrolü ele aldıklarına işaret ederek, “ENKS gibi Türkiye eksenindeki yapılar, bu yapıyı gasp edilmiş bir iktidar olarak yorumladılar şimdiye kadar. Yani PYD’nin YPG eliyle silah gücüne dayanarak ve diğer muhalifleri bastırarak, Kürtleri bastırarak, burada iktidarı ele geçirdiği, bunu yaparken, rejimle işbirliği yaptığı hikâyesi şimdiye kadar bu cephede fazlasıyla dillendirildi. Bu bir propaganda savaşı ve bunun elbette argümanları her zaman olacaktır karşılıklı olarak. Ancak sahaya inmiş, saha da dolaşan çok sayıda aktörle görüşen, dinamikleri yakından izleyen birisi olarak, şunu söyleyebilirim. Buradaki yapılanma Kürt hareketi yeni değil. 2011 isyanıyla fırsat bulmuş bir yapı da değil. Burada uzun soluklu bir çalışmanın sonunda halka olmuş bir hareket var. Halka olmuş diyorum. Çünkü bir tabela partisi değil. Bu yükü paylaşacak insanları var. Ekonomik olarak bunu taşıyacak, yükü paylaşacak kitleler var. Gösteri yaptığı zaman, meydanlara çekebileceği bir gücü var. Şehirleri koruyabileceği askeri bir gücü de var. Şimdi bütün bunlar, sosyolojik, siyasal olarak bahşedilmiş bir iktidar ya da gasp edilmiş bir iktidar hikâyesinden daha farklı bir şey anlatıyor bize.

BURADAKİ YAPI APOCU

Buradaki yapının Apocu olduğunu hepimiz biliyoruz. Zaten Türkiye’deki refleksi besleyen de hem Kürt fobisidir, hem de buradaki Özerklik hareketinin karakterini, ideolojik alt yapısını oluşturan şeyin Apoculuk olmasıdır. Bu yüzden hazmı çok zordur, bu yüzden de klasik devlet refleksi çok şiddetli bir şekilde savaş ilan etti” dedi.

ROJAVA MEYDAN OKUMALARLA KARŞI KARŞIYA!
Savaş koşullarında olağanüstü bir şey başarıldığını belirten Taştekin, “Ancak pek çok açıdan burası meydan okumalarla karşı karşıya. Birincisi, buradaki yapı yarın Suriye içerisinde nasıl bir anayasal çerçeveye oturacak ya da oturmayacaksa bunun karşısında nasıl bir tutum sergilenecek. İşin özeti, Suriye ordusu ile savaşarak mı? Yoksa Şam ile müzakere edilerek mi? Bu yapıyı kabul edecekler. Kritik sınav en önemli sınav burada verilecek. Bunun ötesinde Türkiye ile hali hazırda bir sınav veriliyor” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE VEKALET SAVAŞI YÜRÜTTÜ

Gazeteci-Yazar Taştekin, Türkiye’nin Rojava’yadaki yapıya karşı bir vekalet savaşı yürüttüğünü ifade ederek, “Şimdi doğrudan obüs toplarıyla yapılan atışlarda gördüğünüz gibi doğrudan bir savaş da var. Ancak bu vekâlet savaşı şuana kadar başarılı olamadı. Vekalet savaşından kastım şu; Temmuz 2012 bu bölgeler Kürtler tarafından kontrol altına alındıktan sonra Türkiye sınırlarında sınır kapıları, silahlı gruplara teslim edilerek, bu bölgelere yönelik saldırılar organize edildi. İşin içinde Nusra, Ahra, Tevhid Tugayı, Özgür Suriye ordusu gibi gruplar vardı. Bu baskılar özellikle Serekani’de çok gündeme geldi. Bunları başarılı olamadı. Gaziantep’te Cezire, Fırat Kurtuluş ordusu kuruldu. Bu Rojava’daki kazanımları yıkmak için kurulmuş bir orduydu. Arap aşiretleriyle birlikte. Bu tür girişimler sonuç vermedi. Sonra IŞİD kullanıldı. IŞİD şu şekilde kullanıldı. Yani IŞİD’in Rojava’ya saldırmasının önü açıldı. Yoksa IŞİD’in kendi gündemi var. Kendi çizgisi var. Haliyle Türkiye’de birilerinin talimatını ciddiye aldığını sanmıyorum. Hiçbir ülkenin talimatını ciddiye aldığını sanmıyorum. Ve bu saldırılar şimdiye kadar başarılı olamadı.

İĞRENÇ BİR SAVAŞ VERİLİYOR

Bugünlerde ise en kırılgan halkalar, Halep’te iki tane Kürt mahallesi var. Özellikle Şeyh Maksut ve Afrin kuşatılmış bölgeler. Buralara yönelik çok ciddi ve ağır saldırılar var. Ve bu saldırılarda yer alan özellikle Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’la içli dışlı olan, onlardan mali ve silah desteği alan savaşçılar ve gruplar. Burada bir tarafta Amerika Kürtlerle birlikte IŞİD ile mücadele ederken, diğer tarafta Amerika’nın eğitip-donattığı gruplarda Afrin ve Şeyh maksut’ta Kürtlere karşı savaşta yer alıyorlar. Pentegon’un işbirliği yaptığı gruplar, IŞİD ve Kürtlerle birlikte, CİA’nın eğitip donattığı gruplar ise Kürtler karşı Halep ve İdlip Kırsalında savaş veriyorlar. Bu da bu savaşın ne kadar iğrenç, ne kadar farklı faktörleri içinde barındırdığını gösteriyor” dedi.

KÜRTLERİN REJİM VE TÜRKİYE İLE SINAVLARI VAR

Kürtlerin, Rejimle ve Türkiye ile sınavlarının olduğuna vurgu yapan Taştekin, şöyle dedi: “Türkiye ile ne olacak? Türkiye bu yapıyı benimseyecek. Buradaki Kürtlerin kazanımlarını tanıyacak. Ve haliyle kendi Kürtlerinin barışına katkı sunacak bir kolaylaştırıcı faktör olarak bunu fırsata çevirecek ya da şimdiye kadar yaptığı gibi savaş diliyle tehdit diliyle, abluka ve ambargo taktikleriyle buraları büyük bir cepheye dönüştürecek. Sürdürülebilir bir cephe değil, Türkiye ve bölgeye hayrı olan bir cephe değil. Başarı şansı sıfır olan bir savaştır bu. Kürtlerin verdiği savaş iki cephede de kendini gösteriyor. Bir Kürtlere karşı, ENKS gruplarında özellikle 4 parti, Rojava’daki bu kazanımları ya da PYD ile birlikte hareket etmeyi red ediyor. Erbil’de 2012’de anlaşma yapıldı. Sonra tekrar bir anlaşma daha yapıldı. Geçen yıl Dohuk’ta tekrar bir müzakere yapıldı. Ve bunların hiç birisi Kürtleri bir araya getiremedi, Kürtleri ortak hareket etmeye maalesef muzaffer olamadı. Haliyle Kürtler hem Barzani cephesine karşı hem de KDP çizgisindeki Suriye’li partilere karşı bir sınav verdi” (Sait BAYRAM’ın Haberi)

318 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika