Dolar : Alış : 3.5213 / Satış : 3.5276
Euro : Alış : 4.1333 / Satış : 4.1408
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir41°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13075 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yüksek: “Yenileceksiniz”

18 Aralık 2015 - 444 kez okunmuş
Ana Sayfa » Siyaset»Yüksek: “Yenileceksiniz”

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, başkanlar olarak halkın karşısına toplu bir şekilde çıktıklarını belirterek, “Biz Kürt halkının ve Türkiye demokrasi güçlerinin örgütlü kurumları olarak bu süreçte birlikteyiz” dedi.

Önemli bir süreçte Kürt halkının haklı davasını birlikte omuzlayacaklarını dile getiren Yüksek, “Kan dökülen ağır bir süreç yaşanıyor. Bu Türkiye toplumuna hendek ve barikat sorunu olarak manipüle edilen bir mesele. Mesele kesinlikle bir hendek ve barikat meselesi değildir. Mesele Kürt sorunudur. 100 yıldır çözülmeyen Kürt sorunudur. Mesele her hak talep ettiğinde ezilmeye çalışılan Kürt halkı sorunudur. Kürtler ne zaman haklarını talep etmişse ya eşkıya ya şaki ya da günümüz tabiriyle terörist olarak tanımlanmış ve başı ezilmesi gereken bir unsur olarak tanımlanmıştır” dedi.

“DEVLET HALKINI DİNLESİN”

Bu katliamların yüzyıldır devam ettiğini dile getiren Yüksek, Kürtlerin “gözünün üzerinde kaşı var” diyerek taleplerini tanımamak için gerekçe oluşturarak Kürt halkına karşı savaş yürüttüğünü söyledi. Hendek ve barikatların gerekçe gösteren Yüksek, “Peki bir yıl önce barikat ve hendek var mıydı? O zaman niye hakları tanımadı. Hendek ve barikat var demek devlettin şiddetini meşrulaştırmaktır. Devlettir barikat var hendek var ne yapsın? Halkını dinlesin Kürt halkını dinlesin, o barikatların arkasında halk ne söylüyor? Bunlara kulak vermesi lazım. Bu noktaya gelinmesini sağlayan AKP hükümetidir. O bunun olmasını böyle olmasını ve bu zemine çekilmesini istedi” diye konuştu. Kürtlerin daha önce “özyönetim” taleplerini dile getirdiğini ve bunu hiçbir şiddete başvurmadan dile getirdiğini dile getiren Yüksek, şöyle konuştu: “Ne oldu geçmişte o 3-5 şakiye haddini bildireceğiz dediği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’da bu 3-5 kişi kimdir bunların kilosu kaçtır, bunlara haddini bildireceğiz dedi. Sonra operasyonlar başladı ve belediye başkanlarımız gözaltına alındı.

“SOYKIRIM OPERASYONLARI DİRENİŞİ BAŞLATTI”

Bu sistemi tartışamayacak mıyız? Bu hak sadece Erdoğan’a mı ait? O başkanlık sistemi tartışabiliyor da biz niye hayır bu sistem şöyle olmalı demeyecek miyiz? Hayır diyemez diyorlar. Konfederasyonda olabilir, federasyonda olabilir. Bakın şuan 16 belediye başkanımız bu açıklamaları yaptı diye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyor ve tutuklandı. Yurttaşlar tutuklandı. İdamdan yargılanıyor. Demokratik özerklik olmalı, adem-i merkeziyetçi olmalı, yeni bir idari sistem olsun dediğin için idam cezası ile yargılanıyorsun. İnsanlar buna karşı direnmeye başladı. Buna karşı gel beni al götür mü desin. Ondan sonra insanlar silahla karşılık verdi. İlk olaylarda Cizre’de onlarca insanımız katledildi. Onları da utanmadan 3 yaşındaki çocukları terörist ilan ettiler. Halkın demokratik özerklik ve öz yönetim talepleri meşrudur. Devlet bastırmacı yaklaşımla bir politika izlediği sürece halkın kendisini savunma hakkı var. Direnmek bir haktır. Eğer devlet baskı uyguluyorsa, topluluklar halinde veya tek tek insanları öldürüyorsa direnmek haktır.

“YENİLECEKSİNİZ”

Erdoğan 2013 yılında mecliste BM’nin iki sözleşmesini imzalamıştır. Hangisi, self determitasyon. Halkların kendi kaderini tayin hakkı vardır demiş ve imzalamış. O zaman bunlara saygı duyacaksınız. Sadece hatırlatıyoruz. Bu halkın bu hakkı vardır. İkinci 2013 yılında 7 bölgeli eyaletler sistemi neden olmasın diye savaş başlatan da yine Erdoğan. Akdeniz Belediyesi Belediye Başkanlarımız gözaltına alındı. Orada hendek yok ama alacak ya illa alacak iradesini kıracak başka bir gerekçe buluyor. Silopi’de belediye binamız işgal edilmiş. Her türlü kirli yöntemlerle halkımızın iradesi kırılmaya çalışılıyor. Siz bu savaşı kazanamazsınız. Çünkü haksızdır. Haklı olan bu haktır. Elinizde güç olması haklı olduğunuz anlamına gelmez. Kaybedeceksiniz, başaramayacaksınız. Haftalarla sokağa çıkma yasağı ilan ediyorsunuz, ezdik bitirdik, diyorsunuz ama karşınızda baş eğmeyen bir halk var. Biz de baş eğmeyeceğiz. Yargılanacaksınız ama daha fazla yükünüzü ağırlaştırmadan bundan vazgeçin.  Bu halkın bu sistemi artık kabul etmiyor, bunu görmeniz gerekiyor. Sayın Öcalan’ın çizdiği çerçevede bir çözüm bulması gerekiyor aksine sorunları derinleştirmekten başka bir işe yaramayacak.”

KÜRKÇÜ: BU SORUNU ÇÖZMEYENLER ÇÖZÜLDÜ

HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü de, zor bir sorunla karşı karşıya olunduğunu ancak çözümsüz olmadıklarını belirterek, HDK olarak Türkiye Toplumunun sesini DTK’nin genel kuruluna taşıyacaklarını dile getirdi. Çabalarını bir üst düzeye çıkaracaklarının altını çizen Kürkçü, “Türkiye ve Kürdistan’ın ortak siyasetini inşa edeceğiz” dedi. Çözümün ancak siyasi olarak mümkün olduğunun altını çizen Kürkçü, “100 yıldır çözüm bekleyen sorun gelen hükümet başkanlarını selamlar. Bütün hükümet başkanları iki büyük sorunla baş etmekle karşı karşıya kalırlar. Birincisi dizginlenemeyen bir orduya sahip olduklarını görürler. İkincisi Kürt sorunu çözmek için akıllarını çalıştırmaya çalışır. Ancak çok geçmeden statüko egemen olur, ordu gücünü gösterir” dedi. Son 30 yılda iş başına gelen bütün iktidarların önce “Kürt sorununu kabul ederek çözmeye çalıştıklarını” ancak daha sonra “Kürt sorunu yoktur” nokta sına geldiklerini söyleyen Kürkçü, “Kürt sorunu yoktur dedikleri an sonlarını görürler. Erdoğan’ın kudretli iktidarı da bu sonu görecektir. Biz sorumluluk üstleniyoruz. İsterse hükümet sorumluluk üstlenmesin bunu üstlenecek DTK, HDK vardır, bütün yurttaşlar bu sorumluluğu üstlenecektir” ifadelerini kullandı.

“HALKIN ÜZERİNE ASKER GÖNDEREREK ÇÖZEMEZSİNİZ”

CHP’nin “cumhuriyet rejiminde öz yönetim olmaz” sözlerini de eleştiren ve “Erdoğan’ın istediği cümleleri kurduğunu” belirterek Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Kürkçü, Çözüm sürecinde de halkın Erdoğan’a destek verdiğini belirterek, “Bugün geldiğimiz yer bu destekle gelinen yerde kendisine destek verenlere iktidar, siz aslında yoksunuz diyoruz. Biz o zaman askerlik alanına gelmiş oluruz. Bu meseleyi askerler çözmez, askerin işi öldürmektir, öldürerek çözemezsiniz. Halkın üzerine asker göndererek bu işi çözemezsiniz” dedi. Bu çözüm yaklaşımının “IŞİD yöntemi” olduğunu dile getiren Kürkçü, “Kravat takmakla IŞİD’çi olmaktan kurtulamazlar” dedi.

“BUGÜN DEĞİLSE NE ZAMAN KARDEŞLİĞİMİZİ GÖSTERECEĞİZ”

Kürt sorunun çözümünün sadece Kürt halkına bırakılmaması gerektiğini belirten Kürkçü, “Onlar isteklerini elbette dile getirecekler. Ama diğer halklar bu sorunun çözümüne destek sunmalıdır. İzmir’e seslenmek istiyorum. Daha önce Kürtler bizim kardeşlerimizdir dediler. İzmirliler Kürt kardeşleriniz zordadır, hükümet onlar üzerine asker ve ordu göndermektedir. Tıpkı yarın size olacaklar olanlara karşı bugün sesinizi yükseltin. Ya kardeşinize elinizi uzatın ya da bir daha kardeşlikten bahsetmeyin. Kardeşlik bugün değilse ne zaman gösterilecek. Bu meseleyi çözme işini hükümet meclis yapamıyorsa halk ne güne duruyor. STK’ler, örgütler yok mu? Onlar sadece kendi dar mesleki sınırlarında mı kalacaklar” şeklinde konuştu.

Kamuran yüksek

238 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika