...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12788 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Zaman toplumsal uzlaşı zamanı (Konuk Yazar)

03 Nisan 2016 - 510 kez okunmuş
Ana Sayfa » Tüm Haberler»Zaman toplumsal uzlaşı zamanı (Konuk Yazar)

Muhammed Seydi Güneş

Çözüm mü üreteceğiz,  yoksa eleştirilerle kim haklı haksız enaniyetiyle kutuplaşmaya devam mı edeceğiz?

Rahmetin ve bereketin olduğu kadim topraklarda yıllardır süre gelen acıların son bulması için kaç zaman daha kırıp kırılacağız, nice gözyaşları topraklarımıza aktı gözyaşlarının dinmesi gözlerde umut ışığının oluşması için yeni bir güne uyanmak adına tefekkürü elden bırakmamak gerekir. Kendimizden ailemizden çevremizden bölgemizden başlayalım yenidünya düzenin kirli oyunlarına son verelim yenidünya düzenini biz kuralım yıllar önce atalarımızın yaptığı gibi inancımızla kültürümüzle geleneğimizle bir olalım tüm yaralarımıza merhem olalım, Zaman toplumsal uzlaşının zamanı…

Kadim Diyarbekir tarihinin en acı fetret dönemini yaşıyor; siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda hak ettiği konjektörde olmaması bizim yeise düşmemizden kaynaklı oysaki tarihteki ve yenidünya düzenindeki yerini alabilmesi için tam zamanı, şerde ki hayrı görmekle başlar tüm güzellikler. Her kriz anı ya yok oluşu ya da başarıları zaferleri beraberinde getirir.

Nasıl mı dersiniz? İşte cevapları;

1)            Etkin bürokrasi gücünün karar mekanizmalarını tetikleyip, icracı bürokratları aktif hale getirerek,

2)            STK’lar arası iş birliği ile tüm kamu kurumlarını, akademisyenleri ve iş dünyasını da içine alabilecek şekilde KENT ÇALIŞTAYI adı altında konsersiyum oluşumuna öncelik verip bilimsel, kültürel, siyasal, sosyo-eknomik başlıklar adı altında bölgenin temel ihtiyaçlarını göz önüne alarak stratejiler oluşturup istatiski analizler yapıp sorunların kökenine inip çözüm üreterek,

3)            Siyasi partilere bağlı olan yöneticilerin ve gönül verenlerin kendi bağlı bulunduğu siyasi partilerinde bölge adına sunmuş oldukları vaatleri parti tüzüğü çerçevesinde inceleyip onları parti liderlerinde talep etmeleri ve ve bu taleplerinde direnerek,

4)            Kadınlarımıza, gençlerimize ve çocuklarımıza sosyal ve ekonomik alanda hertürlü aktiviteleri sunarak, onları şiddetin tuzağından alıp sağlam eğitim öğretim ve inanç misyonu yükleyip katkılar sağlayarak,

5)            Bölgenin tarihi mirasını kozmopolitik mayasını her alanda tanıtıp manevi ve maddi dokusunu koruyup kültürel geleneğiyle bölge truzmini geliştirmede katkılar sunup ticari hayatı canlı tutarak,

6)            Sosyal medyayı etkin kullanıp; bölgenin eksiklerini giderici her alanda kendimizce projeler üretip bunu yetkililer paylaşmak onlardan bunları talep etmek için kamuoyu oluşturmak ve bölgenin tarihi kültürel coğrafi geleneksel ve modern yapısını güzelliklerini sosyal medya aracılığıyla duyurmak bölgeye olan önyargıları kırmak adına bölgeye karşı ilgileri yoğunlaştırarak,

7)            Sur’da ki mağduriyeti acıyı dindirip yaralara merhem olmak adına bölgenin her kesiminden kurum ve kuruluşlardan tüm yerel dinamiklerden fertlerden tek bir gaye amaç uğruna tüm benlik olgusundan kurtularak kendi yaramıza kendimiz çare olmak için girişimde bulunarak bunu devletiyle halkıyla elbirliğiyle kentimizi ve kendimizi yeni baştan onarak mağdur ailelerin yanında onları koruyup başarılı şekilde rehabilite ederek,

8)            Günümüz Türkiye’sinde demokratikleşme adımların atıldığı tam bu zamanda toplumsal uzlaşının olmazsa olmazı olan Yeni Anayasa sürecinde bölgenin siyasi ve sivil alandaki tüm temsilcilerinin kendi aralarında istişareler yapıp kutuplaşmaya son veren uzlaşıyı sağlayan öneriler talepleri oluşturup devletin, iktidarın ve muhalefetin tüm yetkilerine bu çözüm önerilerini sunarak gerekirse bunun için sempozyumlar konferanslar yaparak,

9)            30 – 40 yıldır kardeşkanının aktığı bu coğrafyada manevi duyguları ve kardeşlik bilincini dinimizin ve geleneğimizin ışığı çerçevesinde, bu acı tabloyu artık toplumsal hafızalarda sürekli kanayan yara olarak değilde kabuk bağlayan yara haline getirip iyileştirerek, nasıl mı?

Yıllardır taktığımız at gözlüğünü çıkarıp kendi KÜRDÜMÜZ’ü ve kendi TÜRKÜMÜZ’ü görüp çocuklarımıza gençlerimize aynı kaderden mücadeleden geldiğimiz hatırlatıp, tarihteki beraberliğimizin tozlu raflarda kalan eserleri gün yüzüne çıkarıp; onlara Diyarbekir’in fethini, Malazgirti, Çaldıranı, kutul amereyi, Yemeni, Çanakkkale’yi, kurtuluş yıllarındaki doğuyu, doğudaki mücadeleyi, 1920’lerdeki sistemin yanlışlığını kimlerin bu toprakların mayasıyla oynadığını, yapılan darbelerin, kıyamların, katliamların kimlerin eliyle yapıldığını kimlere yarar kimlere zarar getirdiğini, siyonizme batılı güçlere uşaklık eden devlet yöneticilerin yanlış politikalarını gösterip, gerçek olan yakın tarihi öğretip son zamanlardaki küresel terör örgütlerinin kimlere hizmet ettiklerini gösterdiğimiz vakit o zaman yeni nesil bilinçli yetişir bu kanayan yara son bulur.

10) Yerel yönetimlerin meclisinde bulunan meclis üyeleri ve TBMM’de bizi temsil eden vekillerimizde saydığım maddelerdeki önerileri dayatarak ve onlarında bunları gönüllerinde geçirdiği an hzimet nasıl olur hep beraber görürüz, bölgenin kentsel yapısı dokusu imarı, çevre düzenlemesi adına temsilcilerimizi bu sorumluklarının yapması adına kamuoyu oluşturup tüm baskı gruplarıyla beraber yüklendiğimizde hizmette barışta huzurda kendiliğinden gelir.

Şimdi diyeceksiniz bu saydıklarınızı ben mi yapayım? Ya da ben yapabilir miyim? yazması kolay gibi veya daha ileri cümleler kurup soru sorarsınız, bende bu sorulara cevaben bunu derim; vatandaşsak bizi temsil eden oyumuzu alan insanlardan bunları yakasını tutup isteyeceğiz, siyasetçiysek bunların gerçekleşmesi için siyaset yaparız, basın görevlisiysek bunları derinlemesine ele alıp her gün basbas yayınlayıp haber yapıp kamuoyu oluşturacağız, STK temsilcisiysek etiket ve göstermelik etkinlik değil de bu öneriler çerçevesinde projeler oluşturup baskı grubu rolümüzü oynayacağız, devlet yöneticisiysek pasif davranmayıp icracı aktif faaliyette bulunacağız, akademisyensek kendi alanımızda bu sorunlarla ilgili bilimsel çalışmalarda bulunacağız, iş adamıysak iş dünyasında yatırımlar yaparken işin ekonomik boyutu kadar iş adamının asli sorumluluklarından olan sosyal sorumluluklarını da göz önüne alıp bu alanlarda da hizmet üreteceğiz, anne baba isek çocuklarımıza sahip çıkıp onların geleceği huzuru adına bu bilinçle yetiştirip topluma faydalı yeni nesil yetiştireceğiz…

Her ne isek ben değil biz deyip bölgem halkım vatanım deyip, sadece kendi mesleğimiz ve konumumuzun çerçevesi içinde kalıp duyarsız olmadan sosyal ve toplumsal sorumluluğumuzu düşünüp ona göre birlik ve beraberlik adına TOPLUMSAL UZLAŞMA ZAMANI için mücadele edeceğiz… Yani şairim deyip sadece şiirinle kalmayacaksın ya da şairsin şiirlerinle ilgilen diyene kulak vermeyeceksin.

Saygılarımla.

Muhammed Seydi GÜNEŞ

185 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika